Bahar
1 den 3´e kadar. Toplam 3 mesaj bulundu

Bahar

Kültür Sanat Kategorisinde ve Edebiyat Forumunda Bulunan Bahar Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Bahar, işsiz kaldığından beri yeni bir iş bulmak için sürekli dolaşıyordu. İş ilanlarından da bir sonuç alamamıştı.Sonunda başka arayışlara girdi. ...

  1. #1
    ÜYE BAHAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.394
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    15

    Standart Bahar



    Bahar, işsiz kaldığından beri yeni bir iş bulmak için sürekli dolaşıyordu. İş ilanlarından da bir sonuç alamamıştı.Sonunda başka arayışlara girdi.
    Madem iş bulamıyordu gönüllü bir iş bulup boş zamanlarını öyle değerlendireyim diye düşünerek araştırma yapmaya başladı.
    Gazetenin sağlık ilanları bölümünü taramaya başladı. Sonunda ilgisini çeken bir ilan gözüne çarpttı. Bir hastanenin beyin cerrahi servisinde
    hastalara moral verecek ve ufak tefek işlere yardım edecek gönüllüler aranıyordu.İlandaki telefon numarasını aradı ve gerekli bilgiyi aldıktan sonra
    hemen hazırlanıp yola koyuldu.Hastaneye vardığında direk başhekimin odasına gitti ve yapılacak iş hakkında kısaca bilgi edindi.

    Başhekim;
    -İyi düşünüp taşının bu iş özveri isteyen bir iştir. Zorlukları oldukça fazladır.Beyin cerrahi bölümü zor bir bölümdür bu yüzden hastalarıda diğer bölümlere göre daha zordur.
    - Eğer ki yapamazsam açıkça söylerim ve ayrılırım ama önce denemek istiyorum.Sonuca göre kalırım.
    -Peki o zaman hayırlı olsun Bahar hanım, diyerek el sıkıştılar. Bugün beyin cerrahi bölümünde toplantı var sizde katılın iyi olur.
    -Ne toplantısı seminermi diye sordu, Bahar.
    -Beyin cerrahi bölümünden sorumlu olan doktorumuz her hafta başı yapar bu toplantıyı ve hasta yakınları ile gönüllüler arasındaki iletişimi güçlendirmek ve hasta yakınlarının
    şikayetlerini dinlemek o sorunlara çözüm bulmak amaçlı bu tarz toplantılar yapılır her zaman.

    Bahar toplantı saatini öğrendikten sonra hemen hastanenin beyin cerrahi bölümünü aramaya koyuldu.Hemşirelerden birine sordu ve bir kaç dakika içinde aradığı yerde buldu kendini.
    Kat hemşiresinden izin alarak hasta odalarını gezmeye başladı.Minicik bebeklerin kafasında sargıları görünce şaşırdı.Demek bebeklere bile bu tarz ameliyatlar yapılıyormuş,diye
    düşünerek üzülerek bebeklere baktı uzaktan.Sonra kendi kendine söylendi; Hastalara güya moral vermek için geldim daha ilk anda ben böyle kendimi koyverirsem yapamam bu işi,diyerek
    kendini toparlamaya çalıştı.Toplantı saatine de az kalmıştı. Kat hemşiresine toplantı salonunu sorarak gidip salonda uygun bir yere oturarak beklemeye başladı.Salon yavaş yavaş kalabalıklaşmaya başlamıştı.Saat 2 ye geldiğinde tüm salon dolmuş doktor bey beklenmeye başlamıştı.Nihayet beyaz önlüklü asık suratlı bir adam elinde dosyalarla ve yanında bir kaç asistan ve hemşireyle salona girmişti.

    Doktor fazla beklemeden hemen söze başlayarak toplantı konusunu açıkladı. Hasta yakınlarının beklentileri ve gönüllü çalışanların sıkıntıları toplantının bugünkü konusuydu.
    Doktor tam konuşmaya başlamıştı ki salonda bulunan bir hasta yakını bağırarak doktora serzenişte bulunmaya başladı.
    Hasta yakını;
    -Doktor bey, bazı hemşirelerden şikayetçiyim. Bir şey sorduğumda azarlanıyorum.Böyle mi olmalı daha saygılı olunamaz mı diyerek doktorun sözünü kesti.
    Doktorun asık suratı dahada gerildi ve hasta yakınına biraz öfkeyle karışık bir ses tonuyla;
    -Böyle bir sorun vardı madem neden odama gelip bana bizzat söylemediniz? Şimdi burda şov yapıp kendini göstermeye mi çalışıyorsunuz?Lütfen sözümü kesmeyin,diyerek konuşmasına devam etti.
    -Doktor bey size hakaret etmedim sadece şikayetimi dile getirdim.Bu toplantılar neden yapılıyor madem bizi dinlemeyeceksiniz?
    Doktor güvenlikten sorumlu çalışana;
    -Bu arkadaşı dışarı alalım lütfen, dedi.
    Bahar gözünün önünde gelişen bu olaya tepkisiz kalamadı dayanamayarak ayağa kalktı ve;
    -Doktor bey, neden sorununu anlatan birini sorununu anlattı diye dışarı çıkarıyorsunuz.Adalet mi şimdi bu? Haksızlık yapıyorsunuz dedi.
    Doktor daha bir gerildi ve güvenlikten sorumlu çalışana işaret ederek;
    -Bu iki arkadaşı dışarı çıkartırmısınız toplantının huzurunu bozuyorlar dedi. Bahar neye uğradığını anlamadı ve kendini bir kaç dakika içinde toplantı salonunun kapısında buldu.
    Kendi kendine söylenmeye başladı.;
    -Ne ukala biriymiş bu doktor ne bu ya, saygısız ne olacak! Daha önce hiç böyle bir davranışa maruz kalmadığı için bu davranışı bir türlü hazmedememişti.

    ...

    Beyin cerrahi bölümüne giderek yapılması gereken işleri öğrenip çalışmaya başladı.Saatler sonra asık suratlı doktor yanında asistanlarıyla bölüme geldiler. Doktor şaşkın bir şekilde Bahar'a bakarak;
    -Sizin ne işiniz var burda ben size gitmenizi söylememişmiydim? Diyerek Bahar'ı iyice kızdırdı. Bahar;
    -Doktor bey ben burada gönüllü çalışmaya başladım bugün,benim varlığıma alışsanız iyi olur dedi. Ve yaptığı işe devam etti.
    Doktor;
    -İsminiz nedir bilmiyorum ama burda gönüllü bile çalışıyor olsanız benimle iyi geçinmek zorundasınız.Beyin cerrahi bölümünden ben sorumluyum.Benden habersiz bu bölümde hiç bir şey yapılmayacağını şimdiden kafanıza yerleştirin. Unutmadan toplantılarda bundan sonra aykırı çıkışlar yapmasanız iyi olur.Hem yeni başlamışsınız bugün hemde ilk günden sivrilmeye çalışıyorsunuz.
    -Bu arada benim adım Bahar doktor bey. Söylediklerinizi aklımda tutmaya çalışırım. Merak etmeyin beyin cerrahi bölümünüze darbe yapmaya gelmedim.Rahat olun siz ben kendimi bilen biriyim.
    -Maşallah dilde pabuç gibi.Uyumlu çalışırsanız sorun çıkacağını sanmam.Ama terslik yaparsanız gönüllü falan dinlemem koyarım sizi kapının önüne haberiniz olsun söylemedi demeyin!

    Bahar bu karşılıklı diyalogdan hiç memnun kalmamıştı. Anlaşılan o ki bu doktor bayağı canını sıkacaktı. Otoriter insanlar kendini bildi bileli onda antipati uyandırıyordu.Otorite tabi ki olmalıydı ama herşeyin fazlası nasıl zararlıysa otoriteninde fazlası insanı böyle sinir ediyordu.İlk günü böyle tartışma ve diyaloglarla geçmişti.Kalan zamanıda hastalarla ve hasta yakınlarıyla geçirmişti.
    Akşam işi bırakıp eve döndüğünde zihni çok yorgun bir şekilde kendini kanapeye atıp gözlerini kapadı ve birden gözünün önüne asık suratlı doktor geldi.Bu insan hiç mi tebessüm etmez hiç mi gülmez? Nasıl biri bu böyle ben anlamadım.Sanki gıcıklık olsun diye adam surat asıyor diye düşündü. Çekeceğimiz var bu adamdan dedi kendi kendine...

    Günler birbirini kovaladı.Bahar beyin cerrahi servisinde gönüllü çalışmaya devam ediyordu. Doktorla ara sıra ters düşselerde fazla dialog kurmamaya çalışıyordu.Doktorun negatif enerjisi Bahar'ı sinir ediyordu. O yüzden elinden geldiğince doktordan uzak durmaya çalışıyordu.Bir gün serviste hastalardan biri doktorla görüşmek istemiş ve Bahar'dan yardım istemişti.
    Bahar doktorun odasına telefon etti ve;
    -Doktor bey hastalardan biri sizinle acil görüşmek istiyormuş demeye kalmadan doktor azarlayan bir ses tonuyla;
    -Hasta muayene ediyorum neden rahatsız ediyorsun beni. Ben muayenedeyken rahatsız etmeyin demedim mi?diyerek bağırdı Bahara'a ve telefonu yüzüne kapattı.Bahar;
    -Bu adam harbi hasta,sorunlumudur nedir? Ne zaman bana rahatsız etme demiş hayret bişey ya! Uğraşamam ben böyle ukala insanlarla diyerek söylendi.

    Kat hemşiresine bugün erken çıkacağım bazı işlerim var.Belki bir kaç gün gelemem diyerek koşar adımlarla hastaneden çıktı ve deniz kenarına gidip bir banka oturdu.Derin derin nefes almaya başladı.Bu doktor kafasına takılıyordu iyice.Niye böyle davranıyordu bir türlü çözemiyordu.Güya hastaları iyi ediyor ama asıl kendisinin tedaviye iktiyacı var diyerek alçak bir sesle söylendi. Bir kaç gün evde zaman geçirdi kafasını dinledi hastaneye hiç uğramadı. Ortada bir sorun varsa bunu doktorla konuşarak çözmeliydi.
    Bu böyle olmayacak bazı şeyleri gidip yüzüne söylemem lazım yoksa bu sorun çözülmeyecek dedi.Üzerini giyinip doğru hastaneye gitti ve doktorun odasının kapısında beklemeye başladı.
    Doktor birazdan odasına geldi ve tebessüm ederek Bahar'a selam verdi. Bahar hemen içeriye doktorun odasına daldı ve;
    -Doktor bey, sizi aradığımda telefonu bağlayan kişi bir şey söylemeden bağladı.Eğer hastası var dese zaten rahatsız etmeyin derdim.
    -Bahar hanım bende biraz gergindim kusura bakmayın.Biraz abartmış olabilirim.Özür dilerim.Yardımcımı bu yüzden işten çıkardım.Yüz kere hasta varken telefon bağlama bana dediğim halde beni dinlemediği için işine son verdim.
    Bahar ne diyeceğini bilemedi. Heyecanlı bir ses tonuyla;
    -Ben işime döneyim size kolay gelsin diyerek doktorun odasından çıkıp beyin cerrahi servisine gitti.
    Kat hemşiresine;
    -Doktor beyin yardımcısı işten ayrılmış yeni bir yardımcı arıyor mu bu konuda bilgin var mı diye sordu.
    Hemşire;
    -Evet yeni birini arıyor.Yardımcısı olmadan olmaz. Hayırdır sen mi başvuracaksın diye, sordu. Bahar bunu hiç düşünmemişti ama şimdi düşünmeye başlamıştı.Doktorun yakınında olmak iyi olurdu. O adamda çözemediği bir şeyler vardı ve çözemediği ne varsa çözmek için, içinde müthiş bir istek vardı.Neden olmasın diye düşünerek ani bir kararla kendini insan kaynakları bölümünde buldu.
    Form doldurdu ve doktorun yardımcısı olmak için başvurusunu yaptı. Bu işe başvurmasının tek sebebi doktora daha yakın olmak ve onun hakkında bilgi edinmekti. Doktor hastanede
    genelde çok resmiydi.Kimbilir belki hastane dışında farklı bir kişilik sergiliyordu.Bunu öğrenmek için can atıyordu. Bu hastaneye geldiğinden beri doktorla sürekli çatışmasının sebebini öğrenmek istiyordu. Bir kaç gün sonra insan kaynaklarından telefon geldi.Bir gün sonra işe başlaması için haber veriyorlardı. Ertesi sabah daha bir özenerek hazırlandı ve ilk iş gününde erkenden hastaneye gitti.

    Gönüllü yaptığı işten, maaşlı işe terfi etmişti. Doktorun kapısında bulunan masasına oturup masayı falan düzenledi ve randevuların listesini ayarladı.Doktorun odasınıda düzenleyip masasına oturdu.Doktor bey göründüğünde ayağa kalkarak selam verdi.
    Doktor bey memnuniyetsiz bir yüz ifadesiyle;
    -Senin ne işin var burada niye serviste değilsin? diye sordu.
    -Doktor bey artık burda çalışıyorum.İş başvurusu yaptım ve kabul edildi, dedi gülümseyerek.
    Doktor;
    -İyi bakalım hayırlı olsun. Her konuda önce benim fikrimi alırsan çok memnun olurum, diyerek iş konusundaki prensiplerinden bahsetti biraz.Bahar dikkatle dinledi ve tekrar işe koyuldu. İlk günlerde hiç bir sorun olmamıştı.Ama sonraki günlerde doktor sebepsiz yere aşırı agresif tavırlarıyla Bahar'ı üzmeye başlamıştı. Küçücük sudan sebeplerle Bahar'a çatıyor tartışma çıkarmak için elinden geleni ardına koymuyordu. Bahar doktorla konuşup davranışının sebebini öğrenmek için doktoru odasında ne zaman yanlız yakalasa doktor hemen bir bahane bulup gidiyordu.
    Bahar'la yalnız kalmamak için her türlü bahaneyi yaratıyordu.Bu böyle olmayacak en iyisi özel telefon numarasını alıp hastane dışında onu arayıp görüşeyim diye düşündü.
    Müsait bir zamanda doktorun odasında bulunan çekmecesini karıştırdı ve bir tane kartvizit alarak cebine koydu.Daha önce doktordan kartvizitini istemiş, doktor ise kalmadığını söyleyerek daha sonra yeni kart bastırınca verebileceğini söylemişti. Belliki bilerek kartvizitini vermemişti. En kısa zamanda doktoru arayıp kafasına takılan konuları açık ve net sorup öğrenecekti.

    Bahar iki gün sonra hemşirelerden biriyle sözlü tartışmaya girdi ve çok gergin bir tartışma yaşandı. Doktor Bahar'ı odasına çağırdı. Hemşirede doktorun yanındaydı.
    Doktor;
    -Bahar hanım,bakıyorum hiç boş durmuyorsunuz. Neden huzursuzluk çıkarıyorsunuz? Bir kerede şikayet gelmesin seninle ilgili bıktım artık bu şikayetlerden yeter ya!
    Diyerek Bahar'ı asistanının yanında azarladı. Bahar bir şey demeye çalıştı ama dinleyen kim? Doktor sinirli bir ifadeyle odasından çekip gitti. Bahar'ın eli ayağı boşalmıştı sanki.
    Öfkeden ağlamak istiyor ama kendini sıkıyordu.Birden içine bir fenalık geldi. Hemen acil servise giderek içinde olduğu durumu anlattı.
    Bahar'ı nöroloji kliniğine yönlendirdiler. Nöroloji doktoru muayene ederken bir yandanda sorular soruyordu;
    -Bahar hanım son günlerde bir şeye aşırı öfkelendinizmi yada ne bileyim öfke patlaması yaşadınız mı?
    Bahar;
    -Öfke nöbetleri var bu sıralarda ama patlamadım henüz ama çok yakında o da olur gidişhat onu gösteriyor.
    Doktor;
    -Bakın bahar hanım, öfkenizi içinize atmayın bırakın içinizi dökün, karşısınızdaki insanlar üzülürse de üzülsün.Siz böyle içinize attıkça ruhen ve bedenen yıpranırsınız bunu unutmayın.
    -Bana beş günlük bir rapor yazabilirmisiniz? diye sordu Bahar.
    -Tabi yazarım zaten bu halde çalışamazsınız hafif bir depresyon başlangıcı ama biraz dinlenirseniz kısa sürede geçecektir, diyerek raporu ve reçeteyi yazıp Bahar'ı evine yolladı.
    Bahar asık suratlı doktoruna uğrayıp onunla görüşmek istememişti.Raporu hastane yönetimine verip hemen evin yolunu tuttu.Bir an önce kendini eve atmak istiyordu.
    Ertesi gün doktor Bahar'ın gelmediğini görünce içten içe merak etmekten kendini alamadı. Kesin dün yaşanan olaya bozulmuştur o yüzden gelmemiştir diye düşündü.
    Biraz sonra hemşirelerden biri odaya geldiğinde;
    -Doktor bey, yardımcınız raporluymuş. Ararsanız kendisine geçmiş olsun dersiniz , dedi.
    Doktor düşünceli bir ifadeyle;
    -Benim haberim yoktu şimdi sizden öğrendim, diyerek masasına oturdu. Görüşürsek dileklerinizi iletirim dedi. hemşireye ve müsade isteyerek kendi işlerine döndü.

    ...

    Bahar üç gündür evde ilaçlarını kullanıyor ve kendince bir karar almaya çalışıyordu. Doktor psikolojisini bozmuştu. Ondan uzaklaşmak istiyordu ama bunu yapamıyordu.Ruhu çekip gitmek isterken ayakları kalmakta ısrar ediyordu.Ayakları çekip gitmek istediğinde ise ruhu bir yere gitmek istemiyordu. Allah'ım bu ne yaman çelişkiydi böyle kendi bile bunu çözemiyordu. Sonunda hastaneyi bir arkadaşını aradı ve doktorun orda olup olmadığını sordu. Arkadaşı doktorun bugün izinli olduğunu ve evde olduğunu söyledi.Bahar işte bulunmaz bir fırsat diyerek hemen telefona sarılarak doktorun numarasını çevirdi. Heyecandan nerdeyse kalbi duracaktı. Ters bir tepki almaktan çekiniyor bir o kadarda ne olursa olsun bu önemli konuşmayı yapmak istiyordu.
    Telefon açıldı;
    -Efendim.
    -Doktor bey, ben Bahar.
    -Merhaba Bahar.
    -Sizin benimle derdiniz nedir doktor? Hastaneye geldiğim günden beri benimle uğraşıyorsunuz?Öğrenmek istiyorum benimle ne alıp veremediğiniz var?
    -Asıl senin benimle derdin nedir Bahar? Ben de bunu merak ediyorum.Geldiğin günden beri sürekli benimle çatışıyorsun ve gerginlik yaratıyorsun.Senin derdin ne?
    -Benim seninle bir derdim yok ki! Ben seninle bu sorunu çözeyim diye aradım seni.Sadece haksızlığa gelemeyen bir yapım var o yüzden biraz çenemi tutamıyorum.
    -İyide bir kerede dur dediğim yerde duruver şart mı sürekli tartışman, bırak herkes ne derse desin sen illa her konuya müdahil olmak zorundamısın?Hem sen neden ortalarda yoksun bakayım? Sen gelmeyince kesin bu yine bir şeye kızdı yok ortalarda diye düşünmüştüm. Çocuk gibi küsüp gidiyorsun hemen, bu kadar alıngan olma bence.
    -Ben küsmedim sana sadece rahatsızım biraz o yüzden evde ilaçlarımı alıp dinlenmeye çalışıyorum.Hem sen beni istemiyorsun ki yakınında, kurtuldun işte daha ne istiyorsun?

    -Bahar yok öyle bir şey, ben seni neden istemeyeyim ki hem seni istemesem açıkça söylerim sana merak etme.Bakma sen bana hastanede biraz fazla otoriter davranıyorum.Buna mecburum o kadar insanla yoksa nasıl başedebilirim? İşim gereği öyle olmak zorundayım.Çok fazla taviz, tavizi doğuruyor o zaman insanlara laf anlatmak daha da zor oluyor. Sana özel bir durum yok anlayacağın.Hem senden bir
    şikayetim olursa hiç düşünmeden kapının önüne koymakta bir sakınca görmem.

    Doktor konuşmaya devam ediyordu Bahar ise kimi söylediklerini anlıyor, kimi söylediklerini anlamış gibi yapıyordu. Doktorun sesini, gülüşünü içine sindirmeye çalışıyordu.Hani bazı zamanlar olurdu bir ömrü bir an'a sığdırmaya çalışırdı insan .İşte bu an o anlardan biriydi onun için. Doktorun sesinin sıcaklığı içini ısıtmıştı. Arada gülümseme seside geliyordu. İnanamıyordu,o suratsız gülümsemekten bihaber adam şu an karşısında çok içten ve sıcak bir şekilde konuşuyordu. Ne kadar farklıydı telefonda konuştuğu adamla, hastanede çalıştığı adam bir türlü ikisinin arasında bir bağ kuramıyordu.

    Gülümseyerek doktora;
    -Doktor sen hiç sert yapılı biri değilmişsin.Ne kadar mülayim, ne kadar nazik, ne kadar sıcak bir insanmışsın.Gerçekten çok şaşırttın beni hala inanmakta zorlanıyorum bu haline.Ayrıca çok güzel gülüyormuşsun.Keşke her zaman böyle gülümsesen. Ayrıca zekana hayranlık duyduğumuda söylemeliyim. Boşuna dememişler; ''yardımcısına bak, doktoru al'' diye.
    Doktor bu sözlere içten bir kahkahayla yanıt verdi.
    -Bahar sen beni böyle güldürdün ya, Allah'da seni böyle güldürsün. diyerek aralıksız gülmeye devam etti. Bahar doktorun kahkasıyla iyice keyiflenmişti.
    -Doktor barıştık değil mi? Sen hep yeterki böyle gül, seni güldürmek için ben her şeyi yaparım.Artık hastanede aramızda çatışma,kavga olmasın olur mu?
    -Bu sana bağlı Bahar. Biraz durman gereken yerde durmayı öğrenirsen bir problem çıkmaz. Herşeyde kendini öne atma biraz geride durmayı öğren atlama öyle herşeye.

    Bir saat boyunca hiç aralıksız konuştular.Bahar zaman kavramından soyutlanmış bir şekilde doktoru dinledi.Bu konuşma onun içindeki yaraya merhem olmuştu sanki.İçinde sızlayan bir yer vardı ve o sızı doktorla konuştuktan sonra bir anda hafiflemişti. Sonunda doktorun diğer yüzünü yani gerçek yüzünüde görmüştü ve keyiflenmişti.İzni bitince soluğu hastanede aldı.Telefon görüşmesinden sonra bu ilk karşılaşmaları olacaktı. Doktorun odasına girdiğinde doktorun yüzüne baktı yine gergin ve asıktı. Doktor görmüyordu sanki onu başka bir şeyle ilgileniyordu.
    Bahara döndü sonunda ve;
    -Beş gündür yoksun işler birikti bir an önce başla bakalım.
    Bahar bir şey söylemek istedi, doktor arkasını dönünce vazgeçti.Yine eski halimize döndük geçmiş olsun dedi kendi kendine.

    ...

    Bahar ve doktor sanki hiç bir şey konuşmamışlar gibi sıradan rutin işlerle ilgileniyorlardı. Doktor kendi kendine bakalım ne zaman patlayacak ne kadar dayanabilecek ne kadar sürecek bu iyi hali Bahar'ın diye düşünüyordu. Bahar ise doktorun sessizliğinin hayra alamet olmadığını düşünüyordu. İçinde bir sıkıntı vardı ve patlayacakmış gibi hissediyordu. Aradan bir ay gibi bir zaman geçmişti.
    Bir sabah Bahar'ın hazırladığı randevu listesini hemşirenin biri kendi kafasına göre değiştirmiş.Bahar hemşireyle kısa bir tartışma yaşamıştı.Doktorun randevu listesiyle o ilgileniyordu ve başka birinin karışmasından çok rahatsız olmuştu. Doktor odasına gelince içeri girip olan biteni anlattı ve doktordan hemşireyle konuşmasını rica etti.
    Doktor beklemediği bir tepkiyle bağırmaya başladı;
    -Karışmışsa ne olmuş, düzeltmiş işte ne güzel. Ne var bunda büyütecek olay çıkaracak? Ben bu hastanede olay istemiyorum kaç kere daha söyleyeceğim?

    Bahar hiç bir şey söylemeden doktorun odasından dışarı çıktı ve kendi masasına oturdu. Gözleri şimşek çakıyordu zor tutuyordu kendini içeri girip doktorun suratının ortasına bir tane yapıştırmamak için. Ya sabır, diyordu ya sabır! diyerek yerine oturdu.
    Birazdan hastalardan biri geldi ve doktorun odasına girdi. Bayan hasta bir saat içerde kaldı.Bahar içerden gülme seslerini duyabiliyordu.İçten içe sinir olmaya başlamıştı.Suratsız doktor işine gelince gülüyor işine gelmeyince surat asıp ortalarda öyle geziyordu. İçine tuhaf bir kıskançlık duygusu girdi. Zaten bir saat önceki olay iyice şalterlerini attırmıştı bu içerden gelen gülüşme sesleri iyice çileden çıkarmıştı onu.
    Eline bir kağıt aldı ve ani bir kararla istifa mektubunu yazmaya başladı. Az sonra bayan hastada gülerek odadan çıktı. Bahar elinde istifa mektubuyla odaya girdi;
    Doktor;
    -Şu an işim var çıkmam gerekiyor varsa bir konu yarın söylersin dedi.
    Bahar;
    -Fazla zamanınızı almayacağım doktor bey,buyrun istifa mektubum.İstifa ediyorum ve şimdi çekip gidiyorum, diyerek istifa mektubunu doktorun masasına bırakıp yüzüne bile bakmadan kapıyı çekip odadan çıktı.

    ...


    BEN Bilmem, BEYNİM Bilir, O da Bilmezse KEYFİM Bilir

  2. #2
    ÜYE BAHAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.394
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    15

    Standart



    Çantasını kaptığı gibi hiç oyalanmadan hastaneden çıktı. Dışarda yağmur çiselemeye başlamıştı. Biraz yürümeye karar verdi. Çok dolmuştu içi daha fazla tutamadı gözyaşlarını, bıraktı çiseleyen yağmura.
    Uğraşamam böyle hastalıklı insanlarla, biraz daha kalsam kafayı yiyecektim.Yok yok uzak durmak lazım böyle kendini bişey zanneden ukala, güven vermeyen insanlardan mümkün oldukça uzaklaşmak lazım! diye içinden geçirdi. Gitmeyecekti bir daha o hastaneye o dengesiz, suratsız doktoruda görmeyecekti bir daha. Saatlerce çiseleyen yağmurun altında yürüdü ve hava kararmaya başlayınca evin yolunu tuttu.

    Bahar yeni bir iş arayışına girmişti. Hiç durmadan kendine uygun bir iş aramakla meşguldü. Gönüllü yapılabilecek işleride arada gözden geçiriyor uygun bir şey bulurum belki diye o seçeneğide bir kenarda tutuyordu. Gazete ilanlarına bakarken bir ilan gördü ve altını çizmek için çantasından kalem almaya çalışırken yere bir katvizit düştüğünü farketti. Kartviziti eline aldığında doktorun kartviziti olduğunu anladı.
    Bir an midesinde bir sızı hissetti. Doktoru ne kadar çok özlediğini onun isminin yazılı olduğu kartviziti gördüğünde daha iyi anlamıştı. Parmağıyla doktorun yazılı ismini okşadı.
    Karar verdi ertesi sabah hastanenin karşısındaki kafeye gidip doktoru görmek için onun geliş saatini bekleyecekti. Sabah olunca sanki bayram sabahına hazırlanır gibi özenle hazırlanıp evden çıktı.
    Kafeye pencereye yakın bir yere oturup beklemeye başladı. Doktorun arabası az ilerde durdu. Doktor kendinden emin bir halde arabasından indi. Yüzü kafeye dönüktü. Bahar'ın o an sanki yüreğinden yüzlerce kuş kanat çırparak gökyüzüne havalanmıştı. Garip bir sevinç kapladı içini. ''Çok özlemişim seni çok seni görünce dahada arttı bu özlemim'' diyordu içinden. Artık anlamıştı ki bu suratsız doktoru görmeden yapamayacaktı bundan sonra. Özlem içinde bir sızıya döndüğünde koşup gidiyordu uzaktanda olsa doktoru görmeye ve böyle tam 2 ay geçti.
    Sonunda içindeki o adını koyamadığı güç galip geldi ve tekrar hastaneye gidip gönüllü çalışmaya karar verdi. Doktorun kızacağını biliyordu.Çünkü istifa mektubunu verip açıklama yapmadan hemen hastaneden ayrılmıştı. Herşeyi göze almıştı artık. Kızsada sorun etmeyecekti. Zaten bağışıklık kazanmıştı doktorun olumsuz davranışlarına ve onu yerden yere vurmasına alışmıştı artık
    Beyin cerrahi bölümünde her zaman ki gibi hastalarla moral amaçlı sohbet ederken birden doktor geldi.Gözgöze geldiler doktor hastaların hatrını sorup odadan çıktı. Bahar sanki orda yokmuş gibi davranıyordu.''Havan batsın'' dedi içinden Bahar.
    Peşinden koşar adımlarla doktorun odasına kadar gitti. Doktor suskun bir şekilde ona bakıyordu.
    Bahar sakin bir ses tonuyla;
    -Doktor bey, ben yeniden gönüllü olarak sizin beyin cerrahisi bölümünde çalışmaya başladım. Merak etmeyin sorun çıkarmaya niyetim yok sadece işimi yapacağım.Sizi de hiç bir şekilde rahatsız etmeyeceğimden emin olabilirsiniz. Her insan hata yapabilir ben de bazı hatalar yaptım bunun için sizden özür diliyorum. Söz veriyorum aynı hatalar bir daha olmayacak, dedi.
    Doktor cevap vermedi. Kalktı odadan çıkıp gitti. Bahar derin bir nefes aldı artık onun bu hastalıklı davranışlarına fazla takılmamaya çalışacaktı.''Duvar'' işte ne söylesen boş dedi kendi kendine.

    Hiç bir şey olmamış gibi yeni bir sayfa açan Bahar sadece işiyle ilgileniyor kimseye kulak asmıyordu artık.Doktordan uzak duruyordu ama onu her seferinde onu gördüğünde içinde garip bir sızı hissediyordu.
    Ertesi gün, Beyin cerrahi bölümünde görevli hemşire yanına gelip;
    -Bahar hanım doktor bey sizi odasına çağırdı, dedi. Bahar peki diyerek doktorun odasına gidip kapıyı tıkladı.Doktor girin diyince sakin bir şekilde içeriye girdi.
    Doktor;
    -Seni affetmedim henüz bunu aklından çıkarma! Benden uzak dur! Ayağını denk al bu hastanede yoksa seni kovarım bu hasteneden uyarmadı deme sakın!
    Bahar;
    -Ben sana yakınmıyım ki uzak durayım. Zaten uzağız biz seninle, kendi kendine gelin güvey olma boş yere.Ben affedilecek bir şey yapmadım ki beni affedesin.Özür dilemek erdemdir dedim özrümüde diledim. Asıl ben seni affetmeyeceğim! Hiç bir zaman asla affetmeyeceğim seni! Beni çağıran sensin bir de bana benden uzak dur diyende sensin pes doğrusu pes! diye öfkeyle sesini yükseltti Bahar.
    Hoş doktorda zaten ondan aşağı kalmamıştı. Başka bir şey söylemeden odadan çıkıp beyin cerrahi servisine gitti işine kaldığı yerden devam etmeye başladı. Çalışıyordu ama içi yine öfke ve nefretle dolmuştu.
    Bu dengesiz ne sanıyordu acaba kendini sanki ona sarkmış yada taciz falan etmiş gibi tehditvari sözler söylüyordu. Ruhen,beynen kendini o kadar yorgun hissediyordu ki kendini işe vermeye çalıştı. Gece olunca yatağına uzandı. Düşüncelere daldı;
    Çocukken oyun arkadaşlarına kızdığında bütün gücüyle iki eliyle onları itip yere düşürürdü.Doktoruda iki eliyle tüm gücüyle itip düşürmek istiyor ve sonrada yere düşürdüğü doktorun yanına diz çöküp ellerini tutup parmaklarını tek tek öperek içindeki sızıyı dindirmek istiyordu.Bir insan nasıl aynı anda hem yara, hem merhem olabilirdi aklı almıyordu.
    Hatta bazen doktoru küçük parçalara bölüp sonra denize atıp balıklara yem yaptığını düşünüyordu.Yada bir kibrit çakıp doktoru yakmayı sonrada küllerini uzay boşluğuna attığını hayal ediyordu. Sonra öfkeyle, nefretle kurduğu bu hayallerden, sol yanına dokunduğunda o sızıyı hissettiğinde sıyrılıp gerçeğe dönüyordu.Bazı geceler saçlarında doktorun elleriyle uyuyor hatta bazı geceler doktor rüyalarının başrol oyuncusu oluyordu.Hiç bir zaman aşk denilen duyguya inanmamıştı.Belki bu yüzden artık doktorun ona Allah tarafından verilmiş bir ceza olduğuna inanmaya başlamıştı.

    Beyin cerrahi bölümünde günler rutin bir şekilde sürüp gidiyordu.Öyle kayda değer bir sorun yada tartışma falan yaşanmıyordu.Bahar doktorun hala kendine yardımcı bulamadığını öğrenince biraz düşündü ve belki bir yardımım olabilir
    diye doktorla konuşmaya karar verdi. Doktoru serviste görünce mesafeli bir şekilde konuşmaya başladı.;
    -Doktor bey, hala yardımcı bulamamışsınız duyduğım kadarıyla yeni birini alana kadar isterseniz ben size yardım edebilirim.Maaşlı değil gönüllü olarak yardım edeceğim.Sonuçta sizi yarı yolda bıraktım. Siz de kabul ederseniz hemen başlayabilirim. Ben olaya profesyonel bakmaya çalışıyorum yani bu sadece bir iş o yüzden iyi düşünün derim. Doktor cevap vermedi ve yürüdü gitti.
    Aradan üç gün geçti. Doktor Bahar'ı odasına çağırttı.;
    -Bahar sen gittiğinden beri işler bayağı birikti.Sana zahmet düzenle şu biriken işleri, dedi. Bahar neşeyle;
    -Tamam doktor bey, elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsiniz. Bahar, doktorla sadece iş konusunda konuşuyor başka muhabbetlere girmiyordu.Doktorun varlığı ona yetiyordu.Konu iş yada başka bir şey olsun hiç önemli değildi. Daha fazlasını beklemiyordu onunla aynı havayı solumak, aynı ortamda bulunmak bunun dışında bir şey istemiyordu.Bu bağımlılık olmuştu onun için tıpkı nefes almak gibi.

    Bahar herşey yolunda giderken erkek asistanlardan birinin askıntı olması yüzünden, asistanla kendine hakim olamayıp kavga etmişti. Bu hastaneye geldiğinden beri ona ilgi duyan onunla gezip tozmak isteyen erkekler olmuştu ama o hiç birini umursamamıştı.Gözü doktordan başka kimseyi görmüyordu.Bu hastaneden biriyle olmadık bir dedikodusu bile çıksa doktor bunu mutlaka duyardı bunu biliyordu. İşte bu yüzden hiç bir zaman cıvıklığa tahammülü yoktu. Erkek asistana fırçayı bastı bir güzel sonra koridorda gördüğü doktora sinirle;
    -Umarım mutlusundur şimdi, yardımcı asistanın yapacağını yaptı yine, diyerek yoluna devam etti.
    Doktor birazdan telefon ederek;
    -Bahar derdin ne yine senin? Odama gel!
    Bahar,daha önceden yaşadığı deneyimlerden her an herşey olabileceğini bildiği için hazırlıklıydı. Kapıyı tıklayarak doktorun odasına girdi.
    -Buyrun doktor bey.
    -Derdin nedir habire sözlerinle iğneleyip duruyorsun beni.Anlat bakalım derdini. Asistanım ne yapmış? Bahar olayı özetleyerek anlattı ve kavganın sebebini açıkladı.
    Doktor;
    -Bahar sen menepoza falan mı girdin? Bu hastaneye geldiğin günden beri olaysız bir günün geçmedi. Bir sakin ol ya!Benim yeterinçe işim başımdan aşmış.Bir de seninle mi uğraşacağım? Sürekli birileriyle kavga ediyorsun yada tartışıyorsun. Madem rahatsız oluyorsun cevap verme sana bir şey söyleyen olduğunda bir kerede susmayı dene!
    Bahar ''size iyi günler doktor bey'' diyerek odadan çıktı. Doktorun konuşma tarzı asabını çok fena bozmuştu. Bir an öfkeyle yine işi bırakmayı düşündü ama sonra vazgeçti.Yok bu sefer ne yaparsa yapsın pes etmeyecekti. Telefonu eline alıp doktoru aradı;
    -Doktor bey, kusura bakmayın kırıcı bir söz söylememek adına odanızdan hemen çıkmayı tercih ettim.Yalnız şunu söylemek isterim.Size söylendiğinde sizi rahatsız edeceğini düşündüğünüz sözcükleri sizinde başkalarına söylememeniz gerekiyor.O yüzden sanmayın ki aciz bir insanım söyleyecek söz bulamadım. Sadece sizi kırmamak için susmayı tercih ettim.Doktorun sesi çıkmadı telefonu kapadı.

    Bahar masasında boş zaman bulduğunda içinden bir şeyler geldiğinde defterine karalıyordu.Tam defterine bir şeyler yazıyorken doktor odasından çıktı ve;
    -Hayırdır roman mı yazıyorsun?
    -Zaman buldukça bir şeyler karalamaya çalışıyorum.
    Doktor;
    -Okuyabilirmiyim ben de? diye sordu.
    -Tabi ki okuyabilirsiniz...
    Doktor defteri baharın elinden aldı okumaya başladı.

    İnce bir çizgideyim
    Aşkla nefret arasında.
    Bir adım atıyorum nefrete
    Sonra bir adım aşka
    Buluveriyorum kendimi
    Bir savaşın ortasında…
    Seni;
    Hücrelerine kadar parçalasam
    Her bir parçanı atsam,
    Uzay boşluğuna
    İçimdeki bu öfke dinmezdi,
    Eğer, şu sol yanım seni korumasa...


    Diyordu şiirinde Bahar...

    -Bu şiiri rüyanda mı gördün?
    -Hayır bu şiir gerçek sana yazdım her kelimesini...
    -O zaman bir kere daha okuyayım, dedi gülümseyerek doktor ve şiiri bir kez daha okudu.
    Defteri uzatırken Bahar'a;
    -Ben bu hastaneye hiç gelmezsem sen ne yaparsın? dedi.
    Bahar;
    -Senin olmadığın bir yerde ben de olamam, dedi.
    Doktor bir şey söylemedi yine her zaman ki sessizliğine büründü ve odasına girip kapısını kapattı.

    Bahar bu yaşına kadar her türlü insanla çok rahat iletişim kurmuş, her türlü ortamda dikkat çeken bir insan olmuştu. En anlaşılmaz, ulaşılmaz insanların bile hassas, zayıf bir noktasını bulup gönüllerini kazanmayı başarmıştı.Her türlü geçimsiz insanla kolayca geçinmeyi başarmış biriydi.Ama bu doktorla bir türlü doğru düzgün bir iletişim kurmayı başaramamıştı.Doktorla arasında susarak iletişim çok iyiydi ama karşılıklı konuşma konusunda sınıfta kalıyorlardı. Bazı insanlar susarak konuşurmuş, onların iletişim tarzıda böyleydi.Doktorla birazda yapı olarak dediğim dedik oldukları için her konuda inatlaşıyorlardı.Doktorun tahammül edemediğide buydu belki..Her insana söz geçirebiliyorken bir kadınla başedememek sinirini bozuyor olabilirdi. Bahar'ın her konuya muhalefet olmasıda cabasıydı.

    Beyin cerrahi servisinden Bahar'ı arayan doktor odasındaki masanın üzerinden bir kağıdı istedi.Bahar her yere baktı ama doktorun tarif ettiği kağıdı bulamadı.
    Doktor kağıdı bulamadığını öğrenince kendi gidip aramaya karar verdi.Odasında aramadığı yer kalmadı ama doktor masasının üzerine koyduğu bir not kağıdını bir türlü bulamıyordu sonunda Baharı çağırıp sordu;
    -Masamın üzerine bir not yazıp koymuştum görmedin mi sen o kağıdı?
    -Ben bu sabah masanın üzerindeki küçük kağıtları çöpe atmıştım.
    -Sen beni delirtecekmisin? İyi halt ettin peki bana sordunmu bu kağıtları ne yapayım diye?Çabuk çöpten bul attığın o kağıdı!
    -Çöpü dışardaki çöpe dökmüştüm nasıl bulayım şimdi o kağıdı?
    -İyi b..k yedin. O not çok önemliydi ne olacak şimdi?
    -Ağzınızı bozmanıza gerek yok. Oldu bir kere...Bir daha olmaz. Bundan sonra size sormadan not kağıtlarınıza elimi sürmem.Ayrıca bir kağıt parçası için böyle kalp kırmak ne kadar doğru?
    -Kalbin kırıldıysa seni burda zorla tutan yok Bahar hanım işine gelmiyorsa çeker gidersin! Hatta çok istiyorsan ben hemen seni kovabilirim!
    -Patronum sizsiniz, siz bilirsiniz!
    Doktor cevap vermedi. İyice sinirlendi, gerildi.Bahar, doktorun bu öfkeyle onu kovacağını yada hastaneden attıracağını beklerken doktor ceketini alıp odadan çıkıp gitti.

    İstemeden doktoru yine çok sinirlendirmiş ve üzmüştü.Doktora zaafı vardı. Belli ki doktorunda ona karşı zaafı vardı.Her ne kadar belli etmesede bu son olaydan böyle bir sonuç çıkıyordu.Bahar'ın bir an içinde çok derinde bir yer sızladı.Belkide tamamen ortadan kaybolmalıyım. O ben olmayınca en azından daha huzurlu olur. Benim yüzümden adam delirecek bu gidişle diye düşündü.Bazı şeyler elinde değildi.Her zaman kendi bildiğini okumuştu ve kendi inandığını savunmuştu.
    İki duygunun arasında yaşadığı bu gelgitler Bahar'ı allak bullak etmiş ne yapacağını bilmez bir hale getirmişti.

    Doktorun iyiliği için temelli gitmesi gerekiyorsa bunuda hiç düşünmeden yapardı. Bahar hayatında her zaman zor olan yolu seçmişti.Tıpkı şimdi olduğu gibi.Çantasını alıp kısa bir süre sonra hastaneden o da ayrıldı. Doktorun o gergin yüz ifadesi gözünün önünden gitmiyordu.Ani bir karar verdi.İlk önce cep telefonunu kapatıp çöpe attı. Daha sonra eve gidip evdeki telefonun kablosunu kopardı attı bir kenara.Evden hiç bir yere çıkmayacaktı artık.Yatağına uzandı elinde sahip olduğu tek şey olan doktorun kartvizitini aldı.Doktorun ismini parmağıyla okşayarak gözlerini kapadı.Kulağında doktorun o sıcacık sesiyle ve doktorun silüetiyle derin bir uykuya daldı.

    ........

    Doktor Bahar'ın birden ortadan kaybolmasına bir anlam verememişti.Gözleri hastanede sürekli onu arıyordu.Nasılsa öfkesi geçince gelir diyordu.Uzunca bir zaman geçtikten sonra merak etmeye başladı. Hastane yönetimini arayarak Bahar hakkında bilgi almaya çalıştı. Bahar'a telefon etti ulaşılamıyor mesajıyla karşılaştı.Adresini araştırdı uyduruk bir adres vermişti hastane kayıtlarındaki adres yanlıştı.
    Doktor her sabah bir haber alırım umuduyla hastaneye erkenden gelmeye başlamıştı.Bu sefer çok gittim kızın üzerine kaldıramadı diye düşünüyordu.Zaten kırılgan bir yapısı var bende öyle konuşunca çok dokundu kıza yoksa böyle uzun süre gelmemezlik yapmazdı. Oysa kaç kere söylemişti Bahar'a; ''ben sinirliyken kırıcı olabilirim stresli bir işim var o yüzden sen bana bakma,'' diye.
    Aradan 3 ay geçti. Bahardan hiç bir haber yoktu. Sanki yer yarılmış içine girmişti. Doktorun her baktığı yerde gözleri onu arıyordu. Bir akşam üzeri yardımcısı odasını aradı.
    Bir randevusu olduğunu ve yarım saat sonra hastanede olacağını söyledi. Doktor, ''beyin cerrahi bölümünde ufak bir işi olduğunu ve hastayı gelince odaya almasını'' söyleyerek telefonu kapadı.

    Doktor odasına döndüğünde kapıda bekleyen yardımcısına;
    - Mesai saati bitmek üzere siz gidebilirsiniz. Ben bu hastayı muaeyene ettikten sonra çıkacağım dedi.Ve odasına girdi.Muayene masasına dönüp baktığında gözlerine inanamadı.
    Bahar muayene masasının üzerinde oturuyordu ve hüzünlü gözlerle ona bakıyordu . Doktor Bahar'a yaklaştı;
    -Nerdeydin sen? Neyin var hastamısın? Nereye kayboldun ne zamandır ortalarda yoktun?
    Bahar konuşmuyordu doktorun eline uzanıp elini tuttu sımsıkı ve avucuna beyaz bir papatya bırakıp avucunu sıkıca kapattı ve doktoru kendine doğru çekti.
    Kollarının altından doğru doktora sımsıkı sarıldı başını doktorun göğsüne dayadı. Doktorun beyni uyuşmuştu sanki.Sanki bir kelime daha söylerse Bahar yok oluverecekmiş gibi tedirgin bir şekilde
    kollarını Baharın saçlarının altından geçirerek boynuna sımsıkı sarıldı.Yüzünü Bahar'ın boynuna bastırıp kokusunu iyice içine çekti ve kulağına sessizce bir şeyler fısıldamaya başladı;
    - Bahar bir daha kaybolma, gitme bir yere! Çok özledim seni! diyerek daha sıkı sarıldı Bahar'a. Odada sadece ikisinin nefes alıp verme sesi duyuluyordu.Garip bir sessizlik sarmıştı odayı.

    ...

    Birden doktor omuzundan sarsıldığını hissetti.Bir el omuzundan tutmuş onu sarsıyor Bahar'dan ayırmaya çalışıyordu.Gözlerini zorlukla açan doktora, temizlikçi kadın;
    -Doktor bey, bir saat önce geldim uyuyakalmıştınız koltuğunuzda ben de önce diğer odaları temizledim.Şimdi müsade ederseniz burayı temizlemem lazım.
    Doktor koltuğunda doğrularak;
    -Ayşe hanım sizmiydiniz bir an uyku hali kim olduğunuzu çıkaramadım kusura bakmayın. Bana yardımcım Bahar hanım'ı çağırırmısınız? Kadın;
    -Bahar hanım kim doktor bey? Sizin yardımcınızın adı Pınar, Bahar değil ki! diyen temizlikçi kadına tuhaf bir şaşkınlık içinde bakan doktor;
    -Ayşe hanım sen kaç yıldır bu hastanede çalışıyorsun?
    -On yılı geçti doktor bey.
    -Benim Bahar diye bir yardımcım hiç olmadı mı peki?
    - Ben bu hastanede Bahar adında bir çalışanla henüz karşılaşmadım.Doktor eline telefonu alıp beyin cerrahisi servisine telefon etti.
    -Hemşire hanım bizim bölümde çalışan gönüllü grubunda Bahar diye bir hanım çalışıyor mu yada daha önce hiç çalıştımı diye sordu. Hemşire;
    -Doktor bey, hayır çalışmadı,Çalışsa bile ben kesin bilirdim.Bildiğiniz gibi 5 senedir bu bölümde hemşirelik yapıyorum.
    Doktor hemşireyi dinlerken bir yandanda sıkıca kapatttığı diğer avucuna bakıyordu. Telefon elinden kayıp yere düştü.

    Yavaşça avucunu açıp baktığında gördü ki; beyaz bir papatya herşeye inat avucunda tüm gerçekliğiyle etrafa Bahar'ın kokusunu yayıyordu...

    20-11-2009

    S. Gürsoy

    Bahar gerçekti, Rüya değildi...

    Konu BAHAR tarafından (15.03.11 Saat 01:36 ) değiştirilmiştir.
    BEN Bilmem, BEYNİM Bilir, O da Bilmezse KEYFİM Bilir

  3. #3
    ÜYE darkoles - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    159
    Rep Gücü
    3

    Standart



    hikayenden çok etkilendim bahar.okurken hikayeni aşık olasım geldi.hikayende yazdıklarını gerçekten yaşadınmı?

Benzer Konular

  1. Banvit;Bahar Burgeri
    BAHAR Tarafından Et ve Tavuk Yemekleri Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.07.11, 02:23
  2. Bahar Kebabı
    BAHAR Tarafından Et ve Tavuk Yemekleri Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.02.11, 03:10
  3. Bahar dilimleri
    DERYA Tarafından Kanepeler,Sandviçler Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 31.01.11, 01:18
  4. Bahar/Mevlana
    Mavi Düş Tarafından Şiir Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 30.04.10, 00:17
  5. Bahar Salatası
    simge Tarafından Salatalar,Soslar,Mezeler Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 24.12.09, 15:55

Anahtar kelimeler

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt veremezsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •