Önüne bak yürürken şimdi düşüp bir yerini kıracaksın derdi küçükken Annem. Ne zaman ayağım takılıp düşşem katıla katıla gülerdim içine düştüğüm komik duruma. Daha küçücük bir kızken öğrenmiştim başıma gelen olumsuz olaylarla dalga geçmeyi ve hayata her zaman gülerek bakmayı.Yaşadığımız hayatında, yürüdüğümüz yollardan bir farkı olmadığını yaşadıkça öğrendim. Ara sıra tökezledim ayağım takılıp düştüm hayat yolunda ve her seferinde doğruldum kendime gülerek ve yürümeye devam ettim dizlerimdeki yaralara aldırmadan.
Hayat yolunda görmediğim, yaşamadığım bir şey kalmadı derken sonunda kalbimin ayağı takıldı ve yere diz üstü düştü kaldı.Ahh hırçın ve öfkeli kalbim bu kadar hızlı koşma demiştim sana. Tökezleyip düştün sonunda ve kırıldın. Ayağı kırıldığı için ayağa kalkamayan atlar gibi şimdi kalbim. Her düştüğümde dizlerimdeki yaralara aldırmadan gülerek kalkıp yürüyen ben, şimdi yaralı kırık kalbimi ayağa kaldıramıyorum.
Ayağı kırılan atların hüzünlü hikayesini bilirmisiniz? Atlar yerde uzun süre yatamazlar. Sürekli dört ayak üzerinde durmaya ihtiyaçları olduğu için ve atların iri vücudundaki organlar yatar vaziyetteyken atların nefes almasını zorlaştırdığı için uyuşturulmaya, anestezik uygulamalara gelemezler. At ayakta durabilmek için ön iki bacağına, koşmak için ise dört bacağına ihtiyaç duyar ama hiçbir zaman ağırlığını dört bacağına eşit olarak yayamaz. Bu yüzden atların genelde ön bacakları kırılır. Atlar yatarken ön ayakları üzerinde doğrularak ayağa kalktıkları için kırık bacağı üzerine kalkamayan atın yerde kalması ve tedavi amacıyla yerde yatırılmaya çalışılması at için büyük bir ıstıraptır. Bu nedenle atın bacağındaki kırık kemiklere yapılan tıbbi müdaheleler çoğu kez sonuç vermez.
At tedavisi için gereken sabrı hiçbir zaman göstermez. Hemen ayağa kalkmaya çalışır. Bacağına konulmuş alçı ve takviye parçalarına zarar verdiği gibi takatsiz bacaklarının başka yerlerinden yeniden kırılmalarına yol açarlar. Bu yüzden atları ya vururlar ya da iğneyle acı çekmesin diye uyuturlar.
İnsan düşünce dizlerindeki yaralar zamanla geçiyormuş. Bir tek kalpteki yaralar geçmiyormuş.
Acı çekmesin diye kırılmış kalpleri de vururlar mı acaba tıpkı ayağı kırık atları vurdukları gibi…
19/Ekim/2011
BaharBu Katogorinin en çok izlenen konuları:


LinkBack URL
LinkBacks Hakkında
Alıntı

email adresine bildirmenizi rica ediyoruz. Şikayetiniz incelenip en geç 24 saat içerisinde sonuçlandırılacaktır.TEŞEKKÜRLER!