Kız Bebek isimleri
Sayfa 1 Toplam 2 12 SonSon
1 den 10´e kadar. Toplam 17 mesaj bulundu

Kız Bebek isimleri

Kadın Sağlığı Kategorisinde ve Gebelik (Hamilelik) Forumunda Bulunan Kız Bebek isimleri Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> KIZ İSİMLERİ : A Açangül : çiçek açan gül, açılan gül çiçeği Açelya : Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli ...

  1. #1
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart Kız Bebek isimleri



    KIZ İSİMLERİ : A

    Açangül : çiçek açan gül, açılan gül çiçeği
    Açelya : Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
    Açılay : Çiçek gibi açıl, Ay gibi güzel ol.
    Açkıngül : Açılmış gül.
    Adalet : Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
    Adın : "ad" sözcüğünün tekil ikinci kişi iyelik eki almış hali
    Adile : Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    Afet : İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    Afife : Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    Afitap : Güneş / Çok güzel
    Ağca : Rengi ak gibi olan, oldukça ak tenli; beyaza çalan, akça
    Ağça : Ağca, Akça
    Ağgünlü : günü aydınlık olan, ak günlü
    Ağış : Göğe doğru yükseliş, yükselme
    Ahsen : En güzel, Çok güzel
    Ahu : Ceylan / Maral
    Ajda : Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey.
    Akaltan : Hem ak hemde al olan tan
    Akaltın : ak renkte altın, beyaz altın
    Akaltun : bkz.Akaltın
    Akanay : akıp giden Ay; gökyüzünde akıp giden Ay gibi güzel
    Akant : Iyi dilekli ant, ak ant, ak yemin
    Akanyıldız : geceleri gökte görülen, hızla akıp giden ışıklı gökcismi
    Akartuna : Akıp gitmekte olan Tuna, akar durumdaki Türk; akıncı Türk
    Akartürk : su gibi akıp gider durumdaki Türk akıncı Türk
    Akbaşak : ak renkli başak
    Akcan : ak yaşam; temiz ruhlu kişi, ak tenli ve cana yakın akça pakça sevgili
    Akça : oldukça ak, oldukça beyaz renkli beyazca; ak tenli
    Akgül : ak renkli gül, beyaz gül; ak tenli ve gül gbi güzel
    Akgüneş : ak aydınlık Güneş; akça pakça ve güneş gibi aydınlatıcı
    Akgüngör : "aydınlık, gönençli, dirlik düzenlik içinde bir göresin" anl***** bir dilek
    Akın : düşman ülkesine yapılan saldırı; kalabalık bir şeyin ardı kesilmeksizin gelip durması
    Akipek : ak renkte ipek; ak renkli ipek tenli
    Akkız : ak tenli kız
    Akkor : ışık saçacak bir aklığa varacak derecede ısıtılmış olan, ak ışık saçan kor
    Akkutlu : Iyilik gönenç, uğur getirdiğine inanılan
    Akmeriç : ak, aydınlık meriç
    Akmut : ak dilek, ak göneniş
    Akmutlu : bütün istek ve özlemleri yerine gelmiş olan; ak gönençli
    Akol : "ak,aydınlık,temiz olasın" anl***** gelen bir dilek buyruk
    Akören : ak, aydınlık kent kalıntısı
    Akpınar : ak, aydınlık pınar; berrak pınar
    Aksel : ak renkte sel
    Aksen : sen aksın, kirlenmemişsin, temizsin
    Akses : Ak, aydınlık, temiz ses, namuslu ses
    Akseven : ak rengi seven kimse
    Aksevil : ak tenli ol ve sevil; akça pakça sevilen kimse
    Aksın : akıp gitsin; ak tenlisin
    Aksu : Ak renkli su, köpüren su; Anadolu'da kimi akarsuların adı.
    Aksuna : ak renkli dişi yaban ördeği
    Aktaç : ak renkli taç
    Aktuna : ak renkli Tuna ırmağı
    Akün : Iyi ve temiz ün
    Akyıldız : ak, beyaz yıldız, aydınlık yıldız
    Ala alaca : , karışık renkli açık kestane rengi, ela
    Ala : Alaca, karışık renkli açık kestane rengi, ela
    Alabegüm : açık kestane renkli saygıdeğer hanım
    Alagün : Güneş'in bulut arasında kaldığı zamanki gölgeli durum,alaca gün
    Alanay : çeken, alan Ay
    Alanur : alacalı ışık, ala ışık
    Alapınar : alaca pınar, ala pınar
    Alara : Güzel gözlü kadın
    Albeni : gözü gönlü çeken nitelik çekicilik alım, gönül çelen güzellik
    Alçin : Al renkli küçük bir kuş
    Alev : yanan ve ışık veren şeylerin türlü biçimlerde uzanan dili, alaz, yalım
    Algül : al renkli gül kırmızı gül
    Algün : al renkli Güneş kırmızı güneş
    Alım : gözü gönlü çeken nitelik,çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni
    Alımlı : gönül çeken güzellikte olan, çekici, albenili
    Alışık : al renkli ışık, kırmızı ışık; herhangi birşeye alışmış olan
    Aliye : Yüce, yüksek
    Alkım : düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla Oluşan yedi renkli görüntü, gökkuşağı ebemkuşağı
    Alkış : birini alkışlamak için el çırpma,iyi dilek iyi dua; öğüş,öğme
    Almıla : al elma
    Alsaç : al renkli saç, kızıl saç,kızıl saçlı al ve saç buyruğu
    Alsan : san alasın, ünlenesin, ün al
    Alsevin : Tanrı seni bize; "al ve sevin"diye verdi anlamında
    Alsoy : soyluluk edin, soy al
    Altaç : al renkli taç
    Altan : kızıl tan
    Altınay : altından yapılmış ay
    Altınbaşak : başağın altın sarısına dönüşmüş hali, altın renkli başak
    Altındal : altından yapılmış dal, çok değerli dal
    Altınışık : altın renkli ışık
    Altınışın : altın renkli ışın
    Altıniz : altın değerinde iz, altınizi
    Altınsoy : çok değerli soy, iyi soy
    Altıntaç : altından yapılmış taç, değereli taç
    Altuna : al renkli Tuna, kızıl Tuna
    Altunay : altından yapılmış Ay, altın Ay
    Altuntaç : bkz.Altıntaç
    Amaç : Ulaşılmak istenilen ülkü, erek
    Andaç : anmaya yarayan şey, armağan, anılmak için birine verilmiş şey,anı
    Anıl : "sözü edilmek ya da düşünülmek" demek olan "anılmak" Eyleminin buyurma kipinin ikinci tekil kişisi; "daima anılasın" dileğinide içerir
    Arı : Içinde hiçbir yabancı öğe bulunmayan, katışıksız, saf; kirden uzak, temiz Arıel temiz el.
    Arıel : temiz el
    Arın : arı, katışıksız; temiz, kirden uzak
    Arınç : barış, erinç, huzur
    Arıpınar : arı, duru, temiz pınar
    Arısu : katışıksız, arı duru, temiz su
    Armağan : birine sevindirmek için karşılıksız olarak verilen şey, bağış, ödül
    Arsal : arı gibi temiz ve çalışkan; buğday renkli, kumral
    Arzu : İstek, özlem eğilim
    Asena : dişi kurt; güzel kız
    Asiye : Acılı kadın / Direk
    Aslı : Kerem ile Aslı adlı halk öyküsünün kadın karamanı, Kerem'in sevgilisi Olan, öyküye göre uğruna Kerem2in yandığı kızAslıgül kökenni gül olan, aslı gül olan ; Kerem'in sevgilisi Aslı ile "gül" sözcüğünden Oluşmuş yeni bir ad
    Aslıhan : Kerem'in sevgilisi Aslı2nın bir başka adı
    Aslım : soyum sopum, kökenim; benim olan Aslı
    Asu : azgın ve huysuz at
    Asude : Sessiz, sakin dinlendirici
    Asuman : Gök, gökkubbe, sema
    Asya : Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
    Aşkım : sevdiğim, sevgilim
    Aşkın : Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
    Ateş : odun, kömür, ot gibi özdeklerin yanmasıyla ısı ve ışığın birlikte belirlemesi; Tutuşmuş olan nesne
    Atıfet : Allah'ın Lütfu
    Avunç : avutan şey, acıyı ve sıkıntıyı gideren, oyalayan
    Ay : Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi
    Ayaltın : Ay gibi güzel ve altın gibi değerli
    Ayasun : "Ay'a takdim et, Ay'a sun" buyruğu
    Ayaşan : "Ay'a şan olsun" anl*****; Ay'ı aşıp giden
    Ayataç : Ay için taç
    Ayben : "ben Ay gibi güzelim" anlamında
    Aybeniz : yüzü gibi güzel olan, Ayyüzlü
    Aybike : Ay gibi güzel ve el değmemiş kadın.
    Aybüke : Eski Türk kadın isimlerinden
    Ayca : Ay gibi, yüzü Ay gibi güzel olan
    Aycan : Ay gibi güzel insan
    Ayça : Ay'ın, ilk günlerinde aldığı yay biçimi, Ay'ın ilk günlerindeki Görünüşü, yeni ay, hilal
    Ayçe : bkz. Ayça
    Ayçıl : gökteki Ay gibi, Ay gibi güzel, Ay'a benzeyen
    Ayçiçeği : , günebakan
    Ayçiçek : çiçeği çok iri, tabak gibi ve sarı renkte olan, tokuundan yağ çıkarılan bir bitki
    Ayçin : Ayçın, ay gibi, aya benzer
    Ayda : gülgillerden, dere kıyılarında, çayırlarda yetişen bir bitki; şaşma üzülme, İsteklendirme, bilirir bir ünlem
    Aydagül : "ayda, her ay gül" anl***** bir dilek
    Aydan : Ay gibi güzel, Ay'dan yapılmış
    Aydeniz : Ay ile denizsin
    Aydenk : Ay gibi güzel, güzelliği Ay'a denk olan
    Aydınay : parlak Ay, aydınlık Ay
    Aydınlık : Ay, dolunay
    Aydil : Ay gibi güzel ve yüce gönüllü
    Aydilek : parlak, aydınlık dilek, iyi dilek güzel dilek
    Aydinç : güçlü, dinç Ay
    Aydoğan : gökteki Ay gibi doğmuş olan
    Aydolun : Ay'ın yeryuvarlağına dönük yüzünün tümüyle aydınlık olması evresi
    Aydüz : Ay gibi güzel ve kırışıksız
    Ayfer : Ayışığı
    Aygen : gönül arkadaşı
    Aygönül : Ay gibi güzel ve sevgi dolu
    Aygül : Ay gibi güzel ve parlak renkli
    Aygün : Ay ile Güneş
    Ayhan : Oğuz inanışına göre gök tanrılarından biri; Oğuz Han'ın oğlu
    Ayışığı : Mehtap" adının Türkçesi, ay ışığı
    Aykaş : Ay gibi güzel kaş, Ay gibi güzel kaşlı, Ay'ın ilk günlerindeki biçimine benzeyen kaş
    Aykut : kut getiren Ay, uğur getiren Ay, kutlu Ay
    Ayla : Ay'ın ve kimi yıldızların çevresindeki görülen ışık çemberi, aylin
    Aylan : açık alan
    Aylin : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
    Aynur : Ay gibi ışık saçan, Ay ışığı
    Ayperi : Ay ve peri gibi, çok güzel
    Ayral : kural dışı, tutulmuş
    Aysal : Ay'la ilgili, Ay özelliği taşıyan
    Aysan : Ay gibi güzel san
    Aysel : Ay gibi parlak ve güzel
    Aysen : "Ay sensin, Ay gibi güzelsin
    Aysev : "sevmek" ten "sev" ile Ay'dan oluşmuş bir ad, "Ay'ı sev
    Ayseven : Ay gibi güzel ve sevgi dolu
    Aysevil : Ayn gibi güzel ve sevilen
    Aysevim : Ay gibi güzel ve sevimli
    Aysıl : Ay'a benzeyen
    Aysın : Ay gibisin, Ay kadar güzelsin
    Aysoy : Ay gibi güzel soy, Ay soylu
    Aysu : Ay gibi berrak su
    Aysuda : suda ışıkları yansıyan Ay; suda Ay gibi görünen
    Aysun : "sunmak"tan "sun" buyruğu ile Ay'dan oluşmuş bir ad, Ay'ı sun
    Aysuna : Ay gibi güzel yaban ördeği
    Aysunar : Ay'ı sunan kimse
    Ayşan : şanı Ay gibi parlak olan, görkemli, parlak
    Ayşe : Yaşam, dirlik,
    Ayşegül : Güleç, güler yüzlü
    Ayşem : Ayşe + m (Benim Ayşem)
    Ayşen : Ay gibi güzel ve şen, şen Ay
    Ayşıl : Ay ışığı
    Ayşın : Ay ışını
    Ayşin : Ay gibi, aya benzeyen
    Aytaç : Ay gibi taçlı
    Aytan : Ay ile tan, Ay ışıklı sabah vakti
    Aytek : gökteki Ay gibi biricik, eşsiz
    Ayten : Ay gibi beyaz tenli
    Aytolun : Ay'ın en dolgun evresindeki durumu, dolunay
    Aytun : Ay ve tun, Ay ve Gece
    Aytuna : gökteki ay ile Tuna Irmağın'dan oluşmuş bir ad
    Aytül : Ay'ın tüllü Ay ile tül, Ay tülü
    Ayün : Ay gibi parlak san
    Ayverdi : Ay'ın verdiği kimse
    Ayyıldız : Ay ve yıldız gibi ışıl ışıl
    Ayzıt : Türk söylencebiliminde güzellik tanrıçası, ödüllendirici tanrıça
    Azime : Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
    Azize : Onur sahibi yüce, ermiş
    Azra : Bakire, el değmemiş



  2. #2
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : B

    Bacı : kız kardeş (eski) şeyh eşi
    Bacım : benim kız kardeşim
    Bağdagül : bahçedeki gül
    Bağlan : Deste, tutam, demet, kızıl renkli bir tür yaban kazı; "bağlanmak"tan buyruk
    Bahar : Doğanın canlandığı mevsim
    Bahriye : Donanma ve denizle ilgili
    Bakanay : bakmakta olan Ay, gören Ay
    Bala : Bala ufak tefek, küçücük; küçük ve güzel; çocuk yavru
    Balaca : bala, ufacık küçücük küçük ve güzel
    Balahun : Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin ikinci karısının adı
    Balca : Bal damlası, bal gibi
    Balcan : bal gibi can, tatlı can
    Baldan : bal gibi tatlı, baldan yapılmış
    Balı : Türk erenlerinden birinin adı
    Balım : "Benim balım" bal gibi tatlım
    Balkı : ışık parlayış, şavk pırıltı
    Balsarı : bal renginde olan, bal sarısı
    Banu : Ev kadını , bayan
    Barçın : Süslü ipek kumaş. Türkleri yöneten yedi kadın hakandan üçüncüsünün ismi.
    Barış : savaştan yada bir dargınlıktan sonra iki yanın uzlaşması
    Barkın : gezi amacıyla ülkeleri gezen kimse, gezgin
    Başak : ekinlerin, taneleri taşıyan kılçıklı başı
    Başar : "istenilen biçimde bitir başarıya ulaş" anlamında bir buyruk dilek
    Başaran : yapacağı işte başarıya ulaşan işi gereken biçimde bitiren, yapan, Amacına ulaşan; becerikli
    Başarı : başarmak eylemiyle ortaya konulan iş, başarılan iş
    Başay : yılın ilk ayı
    Başgöze : akarsuyun çıktığı yer
    Bedia : Güzellik, üstün değerli olan
    Bedis : açık, belli görünen; süs, bezek, bediz
    Bediz : açık , belli, görünen; süs bezek, bedis
    Bedriye : Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
    Begüm : hanım, hanımefendi, saygıdeğer kadın
    Behice : Şen güleryüzlü
    Behiye : Güzel ve alımlı kadın
    Bekem : sağlam, dayanıklı kırmızı boya ağacı
    Beken : gücü olan, güçlü
    Belen : Iki dağ arasından geçen yol, geçit; tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe
    Beler : "beleme işini yapar, çocuğu kundaklar, sarar sarmalar" anlamında bir ad;
    Belgi : bir şeyi benzerinden ayıran ve onu belirleyen özellik
    Belgin : Açık. belirli, farkedilen
    Belgün : belli, belirli gün
    Beliz : Işaret ve iz nişan ve iz
    Belkıs : Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
    Benal : "beni al"
    Benan : beni an beni unutma
    Benay : ben Ay'ım Ay gibiyim
    Benek : ben gibi ufak leke
    Bengi : ölümsüz, sonsuz, sonsuza dek sürecek olan, hiç ölmeyecek olan
    Bengisan : ölümsüz san, sonsuza kadar sürecek ad
    Bengisu : İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
    Bengül : beni gül olan, beni gül gibi güzel olan
    Benian : "Beni her zaman anımsa, beni an"
    Benice : ölümsüz, sonsuz
    Bensu : ben su gibiyim, güzelim
    Beren : koyun yavrusu, kuzu; güçlü; tanınmış
    Beria : Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    Beril : Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
    Berin : Manen çok yüksek
    Berke : zerdali, kayısı; kamçı, değnek
    Berksun : Berksun sağlam sun
    Berna : Genç, delikanlı
    Berra : Doğru sözlü, hayır işleyen
    Berrak : Temiz, saf, arınmış
    Berrin : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    Beste : Ezgilerin özgün dizimi,
    Beşgül : beştane gül
    Betigül : yüzü gül, gül yüzlü
    Betigün : Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
    Betil/Betül : Temiz, iffetli
    Betil : "erkek eli değmemiş, erkekten uzak yaşayan, namuslu, günah işlememiş Kadın"anl***** gelen Arapça "betül" sözcüğünden türkçeleşmiş olabilir
    Beyhan : Bey soyundan
    Beyza : Beyaz / En beyaz
    Bezek : süs, takı
    Bezen : Bezek, çok göze çarpan süs.
    Bihter : En iyi
    Bike / Bikem : Kadın, hanım
    Bike : evlenmemiş, çocuk doğurmamış, erden
    Bilen : bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş olan, bilgisi olan, alışmış olan;tanıyan
    Bilgay : bilgili ve Ay gibi güzel
    Bilge : Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    Bilgehan : çok bilgili devlet başkanı, bilge devlet başkanı; Göktürk imparatorlarından Birinin adı
    Bilgen : bilen, bilgili
    Bilger : bilen, bilgili, bilgen
    Bilgi : bir iş ya da konuyla ilgili olarak bilinen şey
    Bilgin : Herhangi bir konuda derin bilgisi olan kimse.
    Bilgisel : bilgiyle ilgili, bilgi özelliğinde
    Bilgül : bil ve gül, "bilirsen gülersin, mutlu olursun"
    Bilgün : "günü bil"
    Bilin : herkesçe tanın, bilmek işine konu ol
    Billur : Pek duru ve temiz cam
    Bilsev : "bilerek sev"
    Binay : bin tane ay
    Bingül : bin tane gül
    Bingün : bin tane gün; bin tane güneş
    Biniz : bin tane iz
    Binnaz : bin türlü naz eden, bin tane naz
    Binnur : Çok nurlu
    Biray : Ay gibi tek, eşsiz
    Bircan : biricik ve cana yakın
    Birce : Biricik, bir tanecik
    Bircim : "Biriciğim" in bir biçimi
    Birdal : bir tek dal, bir tek dal gibi olan
    Birgen : yalnızlığı seven, yalnızlığa alışık
    Birgül : bir tek gül
    Birim : bir niceliği ölçmek için kendi türünden seçilen örnek ve değişmez parça; "birtanem, biriciğim
    Biriz : Bir tekiz, bir tanetiz, birciğiz
    Birsel : bir sel gibisin, bir selsin
    Birsen : "bir tek sen", "senden başkası değil"
    Birsin : biriciksin, teksin, eşin benzerin yok
    Birsu : bir içim su gibisin
    Birtek : eşi benzeri, ikincisi olmayan, biricik; çok sevilen; bir ve tek olan
    Birtür : tek türlü, başka türlü olmayan, benzeri olmayan
    Bozcin : Buğu soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış su buharı
    Bucak : Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
    Buket : Çiçek demeti
    Bulca : bulunmuş bir biçimde
    Buluş : herkesin kolay düşünemeyeceği yaratıcılık; bulma biçimi
    Burcu : güzel koku, ıtır
    Burcum : güzel koku; burcu
    Burçak : taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, mercimeğe benzeyen bir bitki
    Burçin : dişi geyik, bozcinbozçin, bürçin
    Büklüm : bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka ya da kat kıvrım
    Bürçin : dişi geyik, bozcin, bozçin, burçin; Cengiz Han'ın ilk eşinin adı
    Bürüm : burulmuş, katlanmış olan
    Bürümcek : Iprişim yumağı, ipek ipliği yumağı
    Bürümcük : Ipekten dokunmuş kumaş
    Büşra : İyi haber
    Büyüm : "büyü" sözcüğünün "m" iyelik eki almış biçimi; beni büyüleyen, benim büyüm

  3. #3
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : C
    Cahide : Çalışan, çaba gösteren
    Can : yaşam; ruh; güç, dirlik; birey, kişi insanın kendi varlığı; sevgili
    Canal : güzelliğinle canlar yak
    Canan : Sevgili, yar
    Canaş : arkadaş, sevgili
    Candan : Içten, yürekten
    Candeğer : can değecek denli değeri olan
    Canhanım : cana yakın hanımefendi
    Cankat : mutluluk getiren cana can kat
    Cankız : sevilen, tatlı kız, cana yakın kız
    Cankut : sevimli, cana yakın ve kutlu, uğurlu
    Canöz : canın özü, yaşamın özü
    Canözlem : tatlı özlem
    Cansen : Can sensin
    Cansın : tatlısın, sevgilisin
    Cansu : Cana benzer değerde
    Cansun : "dirilik sun, güç sun canlılık sun"
    Cansunar : canlılık sunan kimse, can sunan kimse, canlandıran
    Cemile : Hoşa giden davranış
    Cemre : Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    Cennet : Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    Ceren : çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan
    Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan
    Ceyhan : Çukurova'da bir ırmak ve adını bu ırmaktan alan bir ilçe
    Ceylan : çölde yaşayan, geyik türünden, gözlerinin güzelliğiyle Ünlü, çok hızlı koşan, ince bacaklı, çok güzel bir hayvan, ceren
    Cıvıltı : ufak kuşların, civcivlerin ötüşürken çıkardıkları tatlı ses
    Cilvenaz : Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
    Coşkunay : sel gibi coşan ve Ay gibi güzel olan

  4. #4
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : Ç

    Çaba : bir işi yapmak için harcanan güç
    Çağ : belirli bir özelliği göz önünde tutularak ele alınan zaman bölümü
    Çağıl : çağ ile ilgili, çağdaş; çakıl, "çağıl çağıl" ikilimesinden biri
    Çağıltı : suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı tatlı ses
    Çağın : şimşek, yıldırım
    Çağla : Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
    Çağlar : çaplama sesi çıkaran, çağlayan
    Çağlasın : çağıltılarla akıp gitsin, çağıltılarla dökülsün
    Çağlayan : akarsuyun, yüksekten çağıltılarla, köpürerek döküldüğü yer
    Çağrı : birinin bir yere gelmesini isteme
    Çelgin : yaralı av hayvanı
    Çığ : dağlarda, bir yerden koparak yuvarlandıkça büyüyen kar yığını
    Çığıl : başa takılan altın
    Çığın : omuz başı; çıkın, bohça
    Çığır : çığın açtığı yol; keçiyolu; (mecaz olarak) başkalarının da uyabileceği yeni yol
    Çınla : çın çın diye ses verir; "çınlamaktan buyruk
    Çiçek : Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    Çiğde : Suyun derin olmayan yeri, sığ yer
    Çiğdem : türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi
    Çilen : Ince ince yağan yağmur; bir dağ yemişi, yabanil hünnap,
    Çiler : güzel ötüşlü, bülbül gibi çileyen
    Çimen : doğal olarak biten çim, yeşillik
    Çise : çiseleyen yağmur damlası
    Çisem : çise, Çisen
    Çisen : çiseleyen yağmur
    Çitlembik : mercimek büyüklüğünde, fıstık tadında meyve veren, düz kabuklu, kayona benzer bir ağaç
    Çolpan : Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü

  5. #5
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ

    Dal : ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
    Dalince : dal gibi ince yapılı, narin, ince dal
    Damla : Bir sıvının küçük parçacığı
    Defne : defnegillerden, anayurdu Anadolu olan ve özellikle Ege Bölgesin'nde bol yetişen Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil kalan bir ğaç
    Değer : bir şeyin ya da bir kimsenin taşıdığı yüksek nitelikler; bir şey için biçilen eder
    Demet : ekin, çiçek gibi bitkilerin birkaçının yada bir bölümünün bir arada bağlanmış biçimi
    Deniz : Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası
    Denizhan : deniz gibi geniş ve han, sultan gibi güçlü
    Derin : Dibi yüzeyinden yada ağzından uzak olan, derinliği olan; Çok içten gelen ve içe işleyen
    Derya : Deniz, çok bol, gönül
    Destan : Kahramanlık olaylarını konu alanşiir
    Deste : Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
    Devin : hareket; hareket et, hareketli ol
    Devrim : kısa zaman içinde, olumlu yönde önemli niteliksel değişmelere yol açan devinim
    Dicle : kaynağı kuzeydoğu Anadolu'da bulunan, ülkelerimizden sonra Irak topraklarından Geçerek denize dökülen büyük ırmak
    Diclehan : Dicle Irmağı'nın ve eski Türklerde kağana bağlı küçük devlet başkanı demek olan "han" sözcüğünün oluşturduğu birleşik sözcük
    Dide : Göz (Arapça)
    Didem : Dide ,Göz: Didem= Gözüm
    Dikilerek : oluşturulan ağaçlık, çam ve başka ağaçların gövdeleri
    Dikmen : koni biçiminde sivri tepe; dağların en yüksek yeri; doruk, yayla, dik yerdeki orman;
    Dilan : Gönül dostu, gönüldaş
    Dilara : Gönül alıcı, sevgili
    Dilay : Göğe ışık saçan Ay kadar güzel
    Dilege : güzel konuşan kimse
    Dilek : dilenilen şey, istek
    Diler : dileyen,isteyen
    Dilge : Tatli dilli
    Dilhan : İçten gönülden söyleyen
    Dilmen : dilci, dil bilen
    Dilruba : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    Dinçay : "güçlü, gücü ve sağlığı yerinde olan" anl***** gelen "dinç" sözcüğü İle dünyamızın uydusu Ay'dan oluşan bir ad
    Dinçel : Güçlü el.
    Diniz : sessiz, durgun, dingin, sakin
    Diren : harmanda sapları yaymaya yarayan uzun çatallı ağaçtan yapılmış araç
    Diril : "dirilmek"ten buyruk; el dokuması bez
    Dirim : canlılık, dirilik, sağlık, yaşam
    Doğa : canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü; Kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; yaratılış
    Doğanay : doğmuş olan Ay, yeni doğan Ay (genellikle ayın birkaç günü İçinde doğan çocuklara verilir)
    Doğangün : doğmuş olan gün, yeni doğan Güneş (Güneş doğarken doğmuş olan çocuklara verilir)
    Doğay : Ay gibi doğ, Ay olarak doğ; doğa, tabiat
    Doğu : Güneş'in doğduğu yön
    Dolunay : Ay'ın dolun durumu, Ay'ın bütünüyle parlak olduğu zamanki hali, Ay'ın her ayın ortalarında aldığı dolgun görünüm
    Domurcuk : çiçek verecek olan gonca; bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap çiçek ya da birçok yaprak olan kabartı, tomurcuk
    Dora : bir dağın en yüksek yeri, doruk
    Doruk : bir dağın, bir tepenin, yüksek bir yerin, tepesi, en yüksek yeri
    Döndü : Henüz evlenmemiş kız
    Duru : bulanık olmayan, açık, temiz
    Durugül : arı duru ve gül gibi güzel
    Durusel : bulanık olmayan sel
    Durusu : bulanık olmayan, dalgasız, pırıl pırıl ve dibi görünen su; temiz su
    Duygu : His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    Duygun : çok duygulu, duyarlı
    Duysal : duyularla ilgili olan, duygulu, duygusal
    Dünya : Yeryüzü
    Dürdane : İnci tanesi
    Dürriye : İnci gibi parlayan

  6. #6
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : E

    Ebru : Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
    Ece : kral karısı ya da krallığı yöneten kadın, kraliçe; (mecaz olarak) türdeşleri Arasında üstünlüğü, yeteneği olan kadın, güzel kadın
    Ecegül : gül gibi güzel kraliçe
    Ecehan : ece, kraliçe
    Ecem : benim olan ece, kraliçem
    Ecer : el değmemiş, yeni, güzel, acar
    Eda : Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    Ediz : çok değerli, ulu, yüce, yüksek, doruk
    Ekim : toprağa tohum ekme işi, ekmek eylemi ve biçimi (Ekim ayında doğan çocuk için)
    Ekin : Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    Ela : sarıya çalan kestane rengi, ala
    Elçim : deste, demet, tutam
    Elçin : Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    Eldem : uysal, uyumlu; içten
    Elgin : elsever, başkalarını seven; evinden ocağından uzak düşmüş
    Elif : Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
    Eliz : yabancı yerdeyiz, yabancıyız
    Elmas : Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    Elvan : Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
    Emel : Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    Emet : bolluk getiren, bolluk, bereket
    Emine : Güvenilir, inanılır kimse
    Engin : ucu, bucağı görünmeyecek denli geniş; denizin karadan oldukça uzakta bulunan geniş bölümü; yükseklere göre daha alçakta kalan yer, ova
    Enginay : aşağılara doğru inmiş Ay, engine inmiş Ay
    Enginiz : inmiş iz; engindeki iz
    Enginsu : açık deniz
    Enise : Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    Enmutlu : mutluluklar içinde en mutlu olan
    Erdem : Iyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, doğruluk gibi niteliklerin genel adı
    Erdemay : erdemli ve Ay kadar güzel
    Erdemli : iyilikçi, alçak gönüllü, doğru; kendisinde erdem bulunan; iyi nitelikleri Kendinde toplayan; iyi ahlaklı ve yardımsever
    Erden : el değmemiş, kız
    Erdenay : yeni Ay, el değmemiş Ay
    Erdi : Tanrı'ya ulaştı, veli oldu; geldi, ulaştı, yetişti erişti; başakları olgunlaşmış ekin
    Eren : kendini Tanrı'ya adamış, Tanrı'ya ulaşmış, ermiş; ulaşan, yetişen
    Erenay : yetişip gelen Ay
    Erendiz : Güneş'e yakınlığı yönünden beşinci olan, dokuz uydusu bulunan en büyük gezegen
    Erengül : ermiş, yetişmiş, açmış gül
    Erengün : ulaşıp gelen gün
    Erensu : ermiş gibi ve su gibi aziz olan
    Ergi : Iyi bir şeye erişme durumu; erişme
    Ergim : eriştiğim, ulaştığım, benim olan ergi
    Ergin : olmuş, yetişmiş, olgunlaşmış; haklarını kullanabilecek yaşa gelmiş, büyümüş
    Erginay : dolgun Ay, dolunay
    Ergül : erken açmış gül; erken gülesin, erken mutlu olasın
    Ergülen : erken gülen, gülmekte, mutlulukta geç kalmayan
    Ergüler : erken mutlu olur, erken güler
    Erinç : hiçbir eksiği, hiçbir acısı ve üzüntüsü olmama hali, dirlik düzenlik içinde olma durumu
    Eriş : erme biçimi; ereğine ulaş, isteğin yerine gelsin
    Eriz : erken açılan iz, erken açılan yol
    Erkinay : özgür Ay, özgürce dolaşan Ay
    Ersin : beklediğine ulaşsın, uzun ömürlü olsun, yetişsin, gelişsin; güzel kokulu bir bitki
    Esen : hiçbir sayrılığı, vücutta hiçbir eksikliğ olmayan, sağlıklı; sağlığı yerinde Olan esmekte olan yel
    Esengül : sağlılı gül
    Esengün : sağlıklı gün
    Eser : esme işini yapar, rüzgarlanır
    Esim : esme işi, rüzgarın esişi, esinti
    Esin : Içe doğan şey, bir şeyi yaratmaya yönelten güzel duygu; tatlı tatlı esen yel, esinti
    Esma : Adlar , isimler
    Esmen : esici,esen
    Esmeray : Ay güzelliğinde esmerlik
    Esra : Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra
    Eti : Anadolu'da milattan önce 1900-1200 yılları arasında egemen olan, Büyük uygarlık kuran Orta Asyalı bir ulus, Hitit
    Evcimen : evi yaşanacak bir yuva yapan, evine ve ev işlerine çok bağlı, Evi çekip çeviren, evine düşkün
    Evin : buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü; çok taneli başak; Burçak başağı; ürün, tanelenmiş ürün; töz, cevher, öz
    Evrim : kendiliğnden oluşan değişim, dönüşüm
    Evşen : "evi şenlendiren", "evin neşesi, şenliği
    Eylem : bir değişiklik doğurabilecek etkili davranış; yapılan iş
    Eylül : güz aylarından biri, yılın dokuzuncu ayı
    Ezgi : belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi Uyumlu ses; müzikli ses, şarkı, türkü
    Ezgü : İyi (kimse), iyilikçi

  7. #7
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : F

    Fadik Fadime, Fatoş, Fatuş : Fadime Arapça "çocuğunu sütten kesen kadın" anl***** gelen gelen "Fatma" Adının halk ağzından bozulmuş biçimlerinden biriFatoş Arapçada " çocuğunu sütten kesme" anl***** gelen Fatma adının Türkçeleşmiş biçimlerinden biri
    Fadik : Fadime, Fatoş, Fatuş
    Fadime : Arapça "çocuğunu sütten kesen kadın" anl***** gelen "Fatma" adının halk ağzından bozulmuş biçimlerinden biri
    Fadiş : Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fahriye : Bir işi çıkar beklemeden yapan
    Fahrünissa : Övünülecek değerde kadın
    Fatma : Sütten kesme / Aslı Fatima
    Fatoş : Arapçada " çocuğunu sütten kesme" anl***** gelen Fatma adının Türkçeleşmiş biçimlerinden biri
    Fazilet : Erdem / İyi huyların tümü
    Fehime : Anlayışlı, çabuk kavrayan
    Ferah : Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    Feray : Aydınlık, parlak
    Ferda : Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
    Feride : Tek eşsiz, benzeri olmayan
    Feriha : Sevinçli, ferah
    Feyza : Başarılı, refah içinde, mutlu
    Fidan : Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    Figen : Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    Fikriye : Düşünce ile fikir ile ilgili
    Filiz : Ağaçtan süren taze dalcıklar
    Firdevs : Cennetteki altıncı bahçenin adı
    Fuldem : Her zaman geniş açık görüşlü
    Fulden : Her zaman geniş açık görüşlü
    Fulya : Nergislerden soğan köklü bir bitki
    Funda : Çalı görünüşünde ve çok çeşidi olan bir bitki, süpürge otu
    Füruzan : Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    Füsun : Efsun / Büyü, sihir

  8. #8
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : G
    Gamze : Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    Gaye : Amaç , erek, varılmak istenen hedef
    Gelincik : kırmızı ve büyük çiçekli bir kır bitkisi
    Gençay : Ay'ın ilk günlerindeki durumu, ayça, yeni doğmuş Ay, hilal
    Gezenay : yürüyen ay, (Ay'ın gökte yer değiştirmesinden dolayı) gezen Ay
    Gizem : açıklanamayan ya da çözülemeyen soru, aklın çözemediği, erişemediği şey
    Gonca : Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    Goncagül : açılmamış gül, tomurcuk gül
    Göğem : yapraklanmış ekin; yeşile bakan mor; bir tür yabanıl erik
    Gökay : Gökteki Ay, gök ve Ay; mavi renkli Ay.
    Gökben : mavi benli
    Gökçe : mavi gözlü, mavice
    Gökçen : güzel; yiğit; mavi gözlü, gökmen
    Gökçin : maviye yakın külrengi, kurşuni, (renk olarak) mavi kır
    Gökmen : güzel; yiğit; mavi gözlü sarışın
    Göksel : gökle, gökyüzüyle ilgili
    Gökselen : "ses, gürültü", "haber, bilgi", "yakın yer, çevre", "sel yatağı" gibi Anlamları olan "selen"le "gök"ten oluşmuş bir sözcük
    Göksen : sen gökyüzüsün, göksün
    Göksu : Türkiye'nin birçok yerinde akarsu adı, mavi su
    Göksun : Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Seyhan Irmağı'na karışan Bir çay ve bu adını çaydan alan bir ilçe
    Gökşen : mavi gözlü ve şen
    Gökşin : Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    Gönül : Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    Gözde : Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
    Güher : İnci / Soy sop
    Gül : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    Gülbahar : Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
    Gülben : Ben, gül'üm anlamında
    Gülçin : Gül derleyen, gül toplayan
    Güldem : Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    Gülden : Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    Güldeste : Gül destesi
    Gülen : Güleç yüzlü
    Gülendam : Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    Gülfem : Gül dudaklı, gül ağızlı
    Gülgün : Gül renginde, kırmızı, pembe
    Gülhanım : Gül gibi güzel kadın
    Gülin : Güle dönüşmüş
    Gülistan : Gül bahçesi
    Güliz : Gül gibi güzel iz bırakan
    Gülizar : Gül yanaklı
    Güllü : Güzel kadın / Gülü olan
    Gülnaz : Gül gibi ince ve narin
    Gülpembe : Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    Gülriz : Gül saçan, gül serpen
    Gülsen : Gül gibi güzel
    Gülsüm : Yuvarlak yüzlü, güzel
    Gülsün : Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    Gülşah : Gül dalı, güllerin kraliçesi
    Gülşen : Gülistan / Gül bahçesi
    Gülten : Gül gibi pembe tenli
    Gün : Gündüz vakti / Aydınlık
    Günay : Aydınlık gün / Güney-Cenup
    Güner : Güneşin doğma zamanı - Fecr
    Güneş : Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
    Güngör : İyi günler yaşa anlamında
    Güniz : Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    Günsel : Günle ilgili güne ait
    Günseli : Işık seli, bol parlak ışık demeti
    Gürcan : Herkesi seven, özveride bulunan
    Güven : Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    Güzide : Seçkin, seçme, seçilmiş
    Güzin : Seçici, beğenici

  9. #9
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ : H

    Habibe : Seven, sevgili, dost
    Hacer : Taş, kaya parçası, çakıl
    Hafize : Koruyucu, esirgeyici
    Hale : Ayın çevresinde görülen ışıklı halka
    Halide : Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    Hamide : Şükredici, hamd edici
    Hamiyet : İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    Handan : Gülen, şen
    Hande : Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
    Hanım : Soylu kadın, bayan
    Hanife : Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    Harika : Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    Hasibe : Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    Hatice : Erken doğan kız çocuğu
    Havva : Allah'ın yarattığı ilk kadın
    Hayal : İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
    Hayat : Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    Hayriye : Hayr'la, iyilikle ilgili
    Hayrünissa : Kadınların hayırlısı
    Hazal : Haz duy, tad al anlamında
    Hazan : Güz, sonbahar
    Hediye : Armağan, bahşiş
    Hepgül : Yaşam boyu gül, yaşam boyu mutlu ol, mutluluk içinde yaşa
    Hepgül : yaşam boyu gül, yaşam boyu mutlu ol, mutluluk içinde yaşa
    Hepgüler : Hiç durmadan güler, boyuna güler, her zaman güler; yaşamboyu mutlu olur
    Hepgüler : hiç durmadan güler, boyuna güler, her zaman güler; yaşamboyu Mutlu olur
    Hiçsönmez : Sonsuza değin yaşar, sonsuza değin sönmez
    Hiçsönmez : sonsuza değin yaşar, sonsuza değin sönmez
    Hilal : Gül yanaklı
    Huri : Cennet kızı, melek
    Huriye : Melekle ilgili, melek gibi
    Hülya : Kuruntu, hayal
    Hümeyra : Aklık, beyazlık
    Hüner : Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    Hürmüz : Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    Hürrem : Sevinçli, hoş vakit geçiren
    Hürriyet : Özgürlük
    Hüsniye : Güzellikle ilgili, güzelliğe ait

  10. #10
    SUPER MODERATOR ZEYNEP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.595
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    4

    Standart



    KIZ İSİMLERİ > I-İ

    Ilgaz : Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek dağlar topluluğu
    Ilgım : çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltısı, güneş ışınlarının Eğilmesiyle ilgili, gözü yanıltan bir doğa olayı, serap
    Ilgın : Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
    Irmak : akarsuların en büyüğü
    Işık : bir yeri aydınlatmaya yarayan araç; nesneleri görmemize yarayan fiziksel erke; Güneş ve benzeri bir kaynağın yaydığı aydınlık
    Işıl : Işıl Işıklı parıltı
    Işılar : ışıldar, parlaklık verir, parlak, pırıl pırıl eder, şavkır pırıltılı Ay, parlayan Ay, ışık saçan Ay
    Işılay : Ay ışığı
    Işıldar : ışık verir, pırıldar, şavkır, ışıl ışıl yanar, ışık saçar
    Işıltan : Işıklı sabah vakti, ışıklı tan Işıltı
    Işın : bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
    Işınay : Ay ışını, Ay'dan gelen ışın
    Işıngün : ışılar, ışık saçar, aydınlanır gün; ışıyan Güneş
    Işınsal : ışınla ilgili, ışın gibi; ışın gönder, ışın sal
    Işınsu : ışın saçan su, ışıklı su, ışıklı su, parıldayan su, pırıl pırıl su
    Işkın : ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze dal, filiz
    Itır : Güzel koku / Çiçek


    İclal : Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    İçil : kıyıdan içerde bulunan il
    İçim : bir yudumda içilecek miktar; bir şey içilirken alınan tat Çok güzel çok alımlı, çok çekici demek olan bir içimsu deyimindede geçer
    İçli : kolay duygulanıp incinen, içlenme huyu olan, duygulu
    İçten gönüleden, yürekten; cana yakın, candan :
    İçten : Gönülden, yürekten; cana yakın, candan
    İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
    İffet : Temizlik, namuslu olmak
    İkbal : Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    İlayda : Su perisi
    İldeniz : İldenizoğulları Devleti'ni kuran Türk büyüğü, ülke denizi
    İlgi : iki şey arasındaki bağıntı, bağ, ilişki; bir şeye karşı duyulan bilme isteği
    İlgün : el ve gün, bütün ülke, herkes
    İlhan : Moğol devlet başkanlarının ünvanı; ülkenin başı; ülkenin yöneticisi
    İlkay : Ay'ın ilk günlerindeki durumu
    İlkben : Ben ilk'im anlamında
    İlkcan : genellikle ailenin ilk doğan çocuğuna verilen bir ad) ilk sevgili
    İlke : kendisinden vazgeçilemeyecek ana düşünce, uyulması gereken davranış kuralı
    İlkgül : (ailede ilk doğan kız çocuğuna konur) güllerin ilki, ilk gelen gül
    İlkgün : (ailenin ilk doğan çocuğuna verilen ad) ilk doğan ve aydınlatan
    İlkim : (ilk çocuklara verililen ad
    İlkin : (ilk çocuklara verildiği gibi, ikiz doğumda ilk doğana da verilir) ilk önce, ilk kez, önce
    İlkiz : ilk açılan iz
    İlknur : ilk ışık
    İlköz : "kişinin özünden ilk doğan" anl***** ilk çocuk için konan bir ad
    İlksel : (ilk çocuk ya da ikizlerden ilk doğan için) ilk gelen sel
    İlksen : "ilk sen doğdun, ilk çocuğumuz sensin" anlamında, ilk çocuğa verilen ad
    İlkutlu : kutlu ülke, kutsal ülke
    İlkyaz : Bahar sonu, Yaz başlangıcı
    İlter : yurdu koruyan, yurdu savunan, yurtsever
    İmge : düş, hayal, görüntü, tasarım
    İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
    İmren : ("imrenmekéten buyruk)sana bakan imrensin
    İnal : inanca veren, güvenilir; han kızı
    İnce : ince yapılı; kalınlığı az olan; düşünce, davranış bakımından incelik gösteren
    İnci : istiridye ve benzeri kabuklu deniz hayvanlarını içinden çıkan, süs eşyası Olarak kullanılan, sedef renginde, çok değerli, yuvarlak ve sert tanecik
    İncigül : inci tanesi ve gül gibi güzel
    İpek : İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    İpekel : ipek gibi yumuşak el
    İpekten : ipek gibi, ipekten yapılmış; teni çok güzel olan, ipek tenli
    İrem : Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    İrgün : günün çok erken zamanı
    İstek : bir şeye duyulan içsel eğilim; birinden yerine getirilmesi istenilen şey
    İşcen : çok çalışkan, çalışmayı işi seven
    İyem : iyilik, güzellik
    İyimser : iyi şeyler düşünen, her konuda, kötü şeyleri düşünmeksizin umutlu Olan, herşeyi iyi yönüyle gören
    İzel : İz + El /El izi anlamında
    İzgen : izi geniş
    İzgi : iyi, güzel, doğru, akıllı, zeki

Sayfa 1 Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Türkiye'nin en gözde kız ve erkek isimleri
    YukseLL Tarafından Anne, Baba, Çocuklar Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 22.01.12, 20:24
  2. Tüp Bebek(IVF)
    asya Tarafından Tüp Bebek Foruma
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 24.04.11, 04:55
  3. Bebek dondurması (12 ay)
    Mavi Düş Tarafından Çocuk Menüsü Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 18.10.10, 13:57
  4. Bebek Sepetleri
    DERYA Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.10.10, 00:50
  5. Bebek Masajı
    YukseLL Tarafından Bebek Bakımı ve Beslenmesi Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 10.02.10, 02:39

Anahtar kelimeler

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt veremezsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •