Mezotelyoma akciğer zarı, karın zarı ve kalp zarında oluşan tümördür. Hastalık çoğunlukla toprakta bulunan asbest ve erionite’nin toz halinde solunum yoluyla vücuda girmesiyle meydana gelir. Tozun miktarı ve süresi hastalığın gelişimi ile doğrudan ilgilidir.

Asbest halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak gibi isimlerle bilinir ve kireç, sıva, çatı ve zemin toprağı olarak kullanılır. Asbest ısıya, sürtünmeye dayanıklı ve ucuz olmasından dolayı endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapısı asbeste benzeyen erionit, kolay şekillenen yumuşak kayaların ve toprağın içinde bulunan, ancak mikroskopla görülebilen bir mineraldir. Çoğu kez asbest ve erionit maruziyetine bağlı olarak ortaya çıkan tümör, akciğerlerde büyük tahribata yol açmaktadır.

Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi girişim uygulanmadığında, ilaç ya da ışın tedavisi iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır.

Mezotelyomanın İlk kez 1960 yılında Wagner ve arkadaşları tarafından Güney Afrika'da asbest teması ile ilişkili olarak meydana geldiği bildirilmiştir. Bu tarihten sonra asbest teması ve mezotelyoma oluşması arasındaki ilişki çok sayıda çalışma ile kanıtlanmıştır.
Asbest sadece solunum yoluyla vücuda girdiğinde hastalık yapabildiği için astbest ile teması olan insanların hastalığa yakalanma olasılığı yüksektir. Beyaz asbest endüstride kullanılan asbest türü olup, Sağlık için en tehlikelileri mavi asbest ve kahverengi asbesttir. Bunların kullanılışı birçok ülkelerde yasaklanmıştır. Kanserojen olan sigara ve asbest birlikte olduğu zaman akciğer kanser riski artar.


BELİRTİLERİ

En sık rastlanan yakınmalar “nefes darlığı” ve “göğüs ağrısı” dır. Nefes darlığı akciğer zarı boşluğuna su birikmesine veya zarın kalınlaşmasına bağlı gelişir. Ağrı sıklıkla göğüs yan duvarı üzerinde, yayılan tarzda ve künt bir nitelikdedir. Nadiren batıcı tarzda da olabilir. Bu yakınmalardan sonra, daha az oranda da olsa tüm vücudu etkileyen şikayetler (ateş, terleme, halsizlik, kilo kaybı) başgösterir. Diğer sistemlere ait bulgular, başvuruda oldukça nadirdir, bunlar da esas olarak tümörün bölgesel yayılması ile ilgilidir; örneğin “yutma güçlüğü”, “karında şişlik/sıkıntı hissi”. Söz konusu bu yayılım yakınmaları hastalığın ilerlediği dönemde hemen her hastada belirginleşir. Hastalarda şikayetlerin başlangıcından ilk başvuruya kadar geçen süre bir kaç haftadan 8 aya kadar değişmekle birlikte, genellikle 3 ay civarındadır.



TANI

Yukarıda belirtilen yakınmalarla hekime başvuran hastada yapılan muayenede Hastalığın olduğu tarafta akciğer zarları arasında sıvı toplanmasına bağlı olarak solunum sesleri azalmıştır ya da işitilmez ve genellikle göğsün hasta tarafının sağlam tarafa göre hafif küçülmüş olduğu saptanmıştır. Yine hasta tarafta omuz daha düşük pozisyondadır. Standart akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografik tetkikte akciğer boşluğunda sıvı toplandığı akciğer zarının akciğeri bir zırh gibi saracak şekilde kalınlaşmış olduğu görülür.

Radyolojik yöntemlerle plevra boşluğunda sıvı saptanan hastadan bir enjektör yardımı ile bir miktar sıvı alınarak incelenir. Sıvıda tümör hücrelerinin görülmesi ile nadir olgularda mezotelyoma tanısı konulabilir ancak kesin tanı için çoğu kez doku tanısına yani biyopsiye ihtiyaç vardır.

Tam kan sayımı ve serum biyokimyasında özellik yoktur. Hastalığın ileri dönemlerinde trombositoz prognozun kötülüğüne işaret eder ve tümör belirleyicisi olarak kullanılabilir.



PROGNOZ

Mezotelyoma halen kesin tedavisi olmayan bir tümördür. Ortalama yaşam süresi 9 aydır. Bununla birlikte tedavisiz uzun yıllar yaşayan az sayıda hastada da bildirilmiştir. En uzun yaşam süresi 9 yıl olarak bildirilmiştir. Genelde, genç yaş, iyi performans durumu, kilo kaybının az olması ve tanıdan önce kısa bir semptom süresi iyi prognostik faktörlerdir. Nefes darlığı olan hastaların ağrı şikayeti olanlara göre daha uzun yaşadıkları raporlanmıştır. Primer peritoneal mezotelyomalı hastaların plevral mezotelyomaya göre daha kötü bir ortalama yaşam süresi vardır. Histolojik alt tipin önemli bir prognostik etkisi vardır. Epitelyal mezotelyomada sarkomatöz ve bifazik tiplere göre anlamlı olarak daha iyi bir yaşam süresi izlenir. Klinik evreleme (Butchart sınıflaması kullanılarak) de yaşam süresi ile koreledir. Son çalışmalarda bazı biyolojik faktörlerin (kromozom 7 polizomisi), p21 ras onkogeninin immun reaktivitesi, ve mitotik aktivitenin prognostik önemi olduğu bildirilmektedir. Mezotelyomalı 31 vaka ile yapılan bir çalışmada yüksek mitotik volüm indeksi kötü yaşam süresi ile ilişkili bulunmuş. Mezotelyomada plevral efüzyonda yüksek Cytokeratin 19.1 ve Cyfra 21-1 düzeyleri kötü prognoz ile ilişkili bulunmuş.


TEDAVİ

Mezotelyoma tanısının konulmasını takiben tedavi planlaması yapılmalıdır. Hastaların iyileşmeleri açısından en başarılı tedavi şekli cerrahi, kemoterapi ve radyoterapinin birleştirilerek uygulanmasıdır. Bu konuda dünyadaki en büyük iki seri New York ve Boston'dan yayınlanmıştır. Sugarbaker ve Rusch, mezotelyoma hastalarında ekstraplevral pnömonektomi (hastalıklı taraftaki tüm akciğeri çevreleyen kalınlaşmış zar dokusu, kalp zarı ve diyafram kasının tamamen çıkarılması demektir.) yöntemi ile Ölüm oranı düşmüştür (%5) ve sağkalım uzamıştır. Bu tedavi yönteminde en önemli unsur hastalığın erken aşamada teşhis edilmesidir.



KORUNMA

Korunma bakımından yapılması gereken, astbesli toz oluşumuna maruz kalmamaktır, eğer mecbur kalınırsa maruz kalma süresi en aza indirmelidir, yaşama alanında asbestli toprak mevcut ise bölgeden uzaklaşılmalı, çalışma ortamlarında ise toz kontrolü sağlanmalıdır. Bu amaçla çalışma yöntemi değiştirilebilir. Örneğin; asbest yerine yapay liflerin kullanılması, toz oluşturan işlemin kapalı sistemde yapılması, toz oluşunun önlenmesi için, önceden ıslatma veya su püskürtme yönteminin uygulanması, tozun ortama yayılmasını önlemek için lokal havalandırma sisteminin kurulması, gereken durumlarda kişisel koruyucu amaçla toz maskesi kullanılması, tozlu işletmelerde belirli aralıklarla ortamdan örnekler almak suretiyle havadaki toz miktarı ve cins tayininin yapılması, vb.
Korunmada tıbbi uygulamalar olarak işe giriş ve aralıklı kontrol muayeneleri önemlidir. İşe giriş muayenesinde solunum sistemi ile ilgili rahatsızlığı olanların tozlu ortamlarda çalışmaları önlenebilir. Aralıklarla yapılacak kontrol muayenelerinde de hastalığın erken dönemde yakalanması sağlanabilir. Bu durumda daha ileri maruziyeti önlemek amacı ile iş değişikliği yapılabilir.


HAZIRLAYAN; Dr.Gültekin TİBET


KAYNAKLAR:

1) Baris I, Simonato I, Artvinli M, Pooley F, Saracci R, Skidmore J, Wagner C: Epidemiological and environmental evidence of health effect of exposure to erionite fibers: A four-year study in the Cappadocian region of Turkey. Int J Cancer 1987

2) Wagner JC, Sleggs CA, Marchand P: Diffuse pleural mesothelioma and asbestos exposure in the North Western Cape Province. Br J Ind Med 1960, 17:260-271

3) Marmara niversitesi Tp Fakltesi Gs Cerrahisi Anabilim Dal

4) Law MR, Gregor A, Hodson ME, et al. Malignant mesothelioma of the pleura: a study of 52 treated and 64 untreated patients. Thorax 1984; 39:255-259.

5) Lee YCG, de Klerk NH, Henderson DW, Musk AW. Malignant mesothelioma In: Hendrick DJ, Burge PS, Beckett WS, Churg A (eds). Occupational Disorders of the Lung: Recognition, Management, and Prevention. Philadelphia W.B. Saunders 2002:359-379.

6) Jaklitsch MT, Grondin SC, Sugarbaker DJ. Treatment of malignant mesothelioma. World J Surg 2001;25:210-217.

7) Sugarbaker DJ, Flores RM, Jaklitsch MT, et al. Resection margins, extrapleural nodal status, and cell type determine postoperative long-term survival in trimodality therapy of malignant pleural mesothelioma: results in 183 patients. J Thorac Cardiovasc Surg 1999;117:54-63.

8) Rusch VW, Piantadosi S, Holmes EC. The role of extrapleural pneumonectomy in malignant pleural mesothelioma. A Lung Cancer Study Group trial. J Thorac Cardiovasc Surg 1991;102:1-9.