Kontakt lens nedir?
Kontakt lens kornea ve sklera gibi gözün dış yüzeyi üzerine yerleştirilebilen kırma kusurlarını düzeltme veya tedavi edici amaçlarla kullanılabilen protezlerdir.

Kontakt lens tipleri nelerdir?
Kontakt lensleri materyal içeriklerine göre sınıfladığımızda kabaca sert (Rigid) ve yumuşak lensler (Soft) olarak kategorize edebiliriz.

Kontakt lenslerin gelişimi;
Bazı kaynaklar kontakt lensler üzerine ilk görüşlerin Rönesans dönemine dek uzandığını bildirmekle birlikte ilk tanımlama 1845'de İngiliz astronom John Frederick William Herschell'e aittir. İlk kontakt lens ise 1886' da Xavier Galezowski tarafından katarakt cerrahisi sonrasında yara yeri iyileşmesini kolaylaştırmak amacıyla yapılmıştır. Keratokonus hastalarına yönelik ilk kontakt lens ise Fransa'da 1888'de Eugene Kalt tarafından üretilmiştir. Lens dizaynına ilişkin önemli gelişmeler 1930'larda Joseph Dallos öncülüğünde Macarlar tarafından gerçekleştirilmiştir. 1930'lara kadar kontakt lens için kullanılan tek materyal cam iken bu tarihlerden itibaren cama göre çok hafif bir materyal olan bir pleksiglas polimetilmetakrilat (PMMA) bu alana girerek lensin sadece kornea üzerinde durabilmesine olanak tanımıştır. Yine aynı yıllarda ilk rigid gaz geçirgen lensler olan Selüloid (selüloz asetat bütirad) lensler ilk kez kullanılmıştır. Modern lens çağının başlangıcı 1948'de Amerikan Kevin Tuohy'in PMMA'dan yapılan Solexlens ismindeki korneal lensi insanlarda kullanmasının olduğu kabul edilir. 1950'ler polimerize hidroksietilmetakrilat (HEMA) maddesinden yapılan hidrojel lenslerin (su içeren) girmesi ile çok önemli bir sürecin başlamasına sahne olmuştur. Bu ilk yumuşak lens Prag'da Otto Wichterle Daroslav Lim ve Maximillian Dreifus tarafından üretilmiştir. Bu lenslerin seri üretimine olanak tanıyan spin-cast makinesi 1966'da yine Wichterle'nin icadıdır. 1970'lerde sert lenslerde önemli bir gelişme olmuş oksijen geçirmeyen PMMA materyalinin yerine oksijen geçirebilen rigid gaz geçirgen lensler (RGP) CAB Silikon akrilat ve daha sonra florokarbon materyallerden üretilmişlerdir. 1990'ların başında yumuşak lens üretim teknolojisi değişmiş ve kopyalama sisteminin girişi ile planlı aylık değişim lensleri kullanıma girmiştir. 1996 yılından itibaren de Florosilikon hidrojel kontakt lenslerin icadıyla yumuşak kontakt lenslerin oksijen geçirgenlikleri çok arttırılmış ve lensler gece aşırı kullanılabilir hale gelmişlerdir.

Kontakt lensler hangi amaçlarla kullanılırlar?
1. En sık kullanım amacı kırma kusurlarının düzeltilmesidir. Bu amaçla kullanımları gözlük kullanımına ve kırma kusurlarının cerrahi yöntemlerle ve lazerle giderilmesine bir alternatif oluşturmaktadır. Kontakt lensle düzeltme sağlanabilen kırma kusurları; Miyopi (Gözün kırma gücünün normalden fazla olması) Hipermetropi ( Gözün kırma gücünün normalden az olması) Astigmatizma ( Gözün kırma gücünün farklı kadranlarda eşitsizlik göstermesi) Presbiopi (Yaşla yakın görme gücünün kaybedilmesi) 'dir. Bahsi geçen bu 4 problemden ilk üçünde kontakt lens tam bir düzeltme sağlayabilirken sonuncusunda yararlılığı sınırlıdır. Ayrıca Afaki ismi verilen katarakt ya da travma gibi nedenlerle lens organlarını kaybetmiş ama cerrahi yolla göz içi lensi yerleştirilememiş özellikle bebek yaştaki hastaların görmelerini sağlamak amacıyla da kontakt lenslerden yararlanılır. Bir başka kullanım alanı Anizometropidir. Bu her iki gözün kırma kusurları arasında önemli farklılık demektir. İki gözü arasında 2 dioptriden daha fazla farklı kırma kusuru olan hastalarda gözlük kullanımı çok sorunlu ya da imkansızdır. Bu hastalarda sorun kontakt lensle çözülür.
2. Kozmetik kullanım: Göz rengini değiştirmek ya da iris tabakası olmayan hastalarda estetik görünüm sağlamak amacıyla kullanılırlar.
3. Tedavi edici kontakt lens kullanımı: Bir çok göz yüzeyi hastalığında iyileşme döneminin hızlandırılması amacıyla kontakt lensler kullanılır. Ayrıca gençlik yaşlarından itibaren korneanın ilerleyici bir şekilde sivrileşmesi hastalığı olan Keratokonus hastalığında hem görmeyi arttırmak hem de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için sert lenslerden yararlanılır.

Kontakt lenslerle hangi sorunlar yaşanabilir?
Kontakt lensler hakkında günümüzde de çok büyük tereddütler vardır. Oysa yeryüzünde halen 80 milyon insan kontakt lens kullanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kontakt lens kullanım oranları çok yüksektir. Bununla birlikte kontakt lenslerle ilgili sorunları kullanıcıların bilmesi çok önemlidir. Bu sorunların en başlıcaları aşağıda özetlenmiştir;

Korneal enfeksiyon:
Aşağı yukarı en önemli kontakt lens komplikasyonudur. Günümüzde aylık atılım lenslerinin girişi ve lenslerin oksijen geçirgenliklerinin arttırılmasıyla çok nadir karşılaşılan bir sorun haline gelmiştir.
Nedenleri;
1) Lens bakımının yanlış yapılması ve laubali lens kullanımı. (Bu amaçla kullanılan solüsyonların özellikle Göz Doktoru tarafından önerilmesi son derece önemlidir)
2) Oksijen geçirgenliği yeterli olmayan lensleri gece aşırı kullanma (en sık karşılaşılan neden budur)
3) Özellikle aylık değişim lenslerini süresinden fazla kullanma
4) Gözde konjonktuvit arpacık gibi mikrobik hastalıklar geçirilirken lens kullanma
5) Vücut direncinin aşırı kırıldığı hastalıklar sırasında (Kanser Diabet vs)

Belirtileri;
1) Ağrı batma sulanma
2) Göz akında belirgin kızarıklık
3) Işık hassasiyeti (özellikle pencereden gelen ışık ya da ani aydınlık ortama çıkmada göz ağrısı)
4) Kapaklarda şişme
5) Çapaklanma ve akıntı

Öneri;
1) Kontakt lens kullanımının kesilmesi
2)Bir Göz hastalıkları uzmanına acilen başvurma
3) Antibiyotikli bir damla ve pomat tedavisine acilen başlama
4) Gözün kapatılması
5) İyileşmeden sonra ancak yüksek oksijen geçirgenlikli bir lens kullanmadıkça lensle uyumamak.

Allerji:
Bu da en sık rastlanılan kontakt lens komplikasyonudur.
Nedenleri;
1) Lensin kendisinin ya da lensle kullanılan temizleme solüsyonlarının oluşturduğu çoğu zamanda hastanın kendisinde bulunan allerjinin bu yolla tetiklenmesi
2) Lens üzerinde biriken depozit ve kirler
3) Aylık değişim lenslerini süresinden fazla kullanma

Belirtileri;
1) Kaşıntı
2) Batma yanma sulanma
3) Gözde ipliksi salgılar
4) Üst kapaklarda kabalaşma ve şişme
5) Kontakt lensin kırpma ile yukarı kayması

Öneri;
1) Kontakt lens kullanımının kesilmesi
2)Bir Göz hastalıkları uzmanına başvurma
3) Antiallerjik bir damla ve pomad tedavisine başlama
4) Kullanılan temizleme solüsyonunun değiştirilmesi
5) Gerekiyorsa kullanılan kontakt lens tipinin ve kullanma programının değiştirilmesi
6) Suni gözyaşı damlalarının kullanılması
7) Yoğun güneş ışığı ve sigara dumanlı ortamlardan kaçınılması

Gözlerde kuruma hissi:
Sık rastlanılan bir başka durumdur. Unutmamak gerekir ki yumuşak kontakt lens su içeren bir maddedir ve kurumaması gerekir. Yani sürekli olarak su ile beslenebileceği bir ortamda bulunmalıdır bu gereksinimi lens gözdeyken gözyaşı göz dışında iken saklandığı solüsyon sağlar. Gözümüzün önünde gözyaşı film tabakası denilen adeta ince bir havuz bulunur yani dış dünyaya karşı çıplak değildir. Kontakt lens bu havuzun içinde bir bakıma yüzmektedir. Eğer bu havuzun derinliği azalırsa lensin gözün dış yüzeyi olan korneaya teması artar ve batma hissi uyanır.

Nedenleri;
1) Gözyaşı azlığı (özellikle kadınlarda yaşa bağlı ya da romatizmal hastalıkların eşlik ettiği durumlar)
2) Bilgisayar kullanımı gibi dikkati arttıran dolayısıyla kırpma sayısının azalmasıyla göz yüzeyinden gözyaşının buharlaşma yoluyla uzaklaştığı durumlar
3) Gözyaşını gözden uzaklaştıran klima radyatör ya da kuru iklimler
4) Gözyaşını daha fazla kullanan yüksek su içerikli kontakt lensler
5) Gözde göz yaşı dengesizliği yaratan çeşitli göz hastalıkları ( Kirpik dibi hastalıkları (Blefarit) vs.)

Belirtileri;
1) Özellikle akşama doğru kontakt lensi bir yabancı cisim gibi hissetme
2) Kızarma
3) Gözlerde kuruluk hissi
4) Göz yorgunluğu kapaklarda ağırlaşma
5) Uyku hissi

Öneri;
1) İçeriğinde lense zarar veren prezervan maddeleri içermeyen suni göz yaşı damlalarını lens gözde iken Göz uzmanı tarafından belirlenecek dozda kullanma
2) Kontakt lensi daha düşük su içerikli bir lensle değiştirmek.
3) Yoğun klimalı sigara dumanlı nem oranının düşük olduğu ortamlardan kaçınmak.