Eş ruhlar
1 den 2´e kadar. Toplam 2 mesaj bulundu

Eş ruhlar

Hayatın İçinden Kategorisinde ve İlişkiler Forumunda Bulunan Eş ruhlar Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Dünyanın herhangi bir yerinde, en iyi yanlarımızı ortaya çıkaracak, birlikte iken kendimizi tamamlanmış hissedeceğimiz, bizi olduğumuz gibi kabul edecek bir ...

  1. #1
    ÜYE Mavi Düş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    5.256
    Rep Gücü
    18

    Standart Eş ruhlar



    Dünyanın herhangi bir yerinde, en iyi yanlarımızı ortaya çıkaracak, birlikte iken kendimizi tamamlanmış hissedeceğimiz, bizi olduğumuz gibi kabul edecek bir erkek veya kadın vardır. Eğer biz de onu aramaya başladı isek, buluşma vaktimiz gelmiş demektir. Onu her an bulmamız mümkündür...Bazı çiftler, birbirlerinin en güzel yönlerini ortaya çıkarırlar. Bu çiftlerin birlikte iken, tek başlarına ulaşabileceklerinden çok daha yüksek gelişim düzeylerini yakalamış oldukları görülmüştür.

    Çiftler aslında, iki ayrı varlık değildirler. Tek bir bütünün, iki ayrı yarısını oluştururlar. Burada önemli olan, diğer yarımızı bulmamızdır. Bunu başarabilmiş olanlarda, mükemmel bir duygu birlikteliği oluşur. Birinin üzüntüsü, her ikisini de acıya boğar iken, birinin neşeli olmasından ikisi de haz duyar.
    Bilinçli ya da bilinçsiz, hepimizin içinde, ideal eş arayışı bulunur. Genelde her yürek'de, bu duruma ulaşma umudu saklıdır. Her ne kadar, hayal kırıklıkları ile sonuçlanmış deneyimlerimiz, bunun gerçekleşmesinin pek de mümkün olmadığını göstermiş olsa da, bu umut her zaman yeniden yeşerir.

    Başkasıyla tam bir birleşmenin olabilmesi için, benlikten tam anlamı ile vazgeçilmesi gerekir. Fakat, bunu yapabilecek insan sayısı çok azdır. Bu tür birliktelik, benliğini aynı derecede gözardı edebilecek iki ruhun bir araya gelmesini gerektirir...
    İdeal eşimizi nasıl bulabiliriz? İnsanın kendi çabaları ile, ideal eşini bulması mümkün müdür, yoksa bu durum kendiliğinden mi oluşmaktadır? İdeal evliliklere, çok nadiren rastlanılmaktadır. Buna karşın, evlilik kararı veren herkes, bunun kendisine yeryüzündeki en büyük mutluluğu getireceğine inan-maktadır.

    İnsanlar umutlarını, bu tek maceraya bağlıyor ve çok ender olarak, ruhlarının arzu ettiğini elde edebiliyorlar. Evliliklerin yürümesi, karşılıklı hoş görüden başka bir şeye dayanmıyor. Çiftler, sadece toplumun baskısı nedeni ile birarada olmayı sürdürüyor. Evliliklerde tutkunun ateşinin, fiziksel güzelliğin çekiciliğinin azalması ile birlikte, erkek ve kadının bekleyebileceği en iyi şey, geriye güzel bir arkadaşlığın kalması oluyor
    Böylesi bir arkadaşlık, dünyanın en soylu ve güzel birlikteliklerinden olmasına karşın, bu durumu paylaştığımız insan, ideal eşimiz demek değildir. Spiritüel bilgilerde, ideal eşini bulmuş olanlar, “Eş Ruhlar” olarak tanımlanır. Ve bu birlikteliğin, evlilikteki sevgi den çok daha büyük boyutlara ulaştığı söylenir.

    Evlilikteki sevginin, yakın ve yaşam boyu süren bağı, karşılıklı binlerce gereksinim, şefkat duyguları, ve arkadaşlıktan doğan duygudaşlık temeline dayanır. Oysa eş ruhların birbirlerine duydukları aşk, herhangi bir oluşuma bağlı değildir. Bu aşk, tam olgun olarak doğar ve direnç gösterir. Bu o kadar güçlü bir bağdır ki, yeni bir oluşum olarak kabul edilemez. Zihin, her ne kadar bunun farkında olmasa da, bilinç altı bunu hatırlar ve eşini talep eder.

    Birlikte olduğunuz insana aşıksınız, onunla uyum içindesiniz, aranızdaki hiç bir tarz farkının sizin için önemi yok. Her an birbirinizi dinliyor ve arzuluyorsunuz.
    Acaba o sizin eş ruhunuz mu? Değilse, aradaki farkı nasıl anlayacaksınız? Sıradan tutku ve ani duygusal çekicilikler, kolayca abartılarak, olduğundan daha yüksek bir düzeydeymiş gibi algılanabilir. Ruhsal evrimin alt süreçlerinde olan bireyler, ani ve denetlenemez tutkulara, fazla eğilimli olurlar. Herhangi biriyle, sürekli ve uyumlu bir beraberlik sürdüremeyecek kadar benmerkezci, kendi sınırlamaları ve tensel zevklerine bağlanmış olan bu insanların, eş ruhlarını bulma yolunda, katedecekleri çok fazla aşama vardır.

    Eğer, onlardan biri ile birlikte iseniz ve ideal eşinizi arıyorsanız, onunla hemen belki başka zaman diyerek vedalaşın. Çünkü bu tiplerin arzuları karşılığında verebilecekleri, çok az şeyleri vardır ve bunları yönlendirmeyi üstlenen birisi gereken karşılığı alamadığı için, bu ilişkiden bıkar. Spiritüel felsefeye göre, insanlar kendileri ile aynı ten düzeyinde olan herkes ile mükemmel ve tatmin edici bir birliktelik yaşama gücüne sahiptir. Çünkü, ruhsal evrim sürecinin aldığı yol ve spiritüel nitelikler, ister gelişmiş isterse ilkel düzeyde olsunlar, temelde aynı özelliklere sahiptir. Ancak spiritüel eşleşme, yalnızca aynı ten renginde olanlar arasında gerçekleşir. Eşleşme yasaları, fiziksel beraberlikten çok daha fazlasını kapsar.

    Buna göre bir insan, ruhsal bedenini fiziki kişiliği ile eşleştiremediği sürece, yaşadığı her birliktelik eksik kalır ve yaşamında daima cinselliği model almayı sürdürür. Çünkü, doğal olarak insanlar eşit şekilde gelişim göstermezler. Spiritüel olarak, insan yedi gelişim aşaması geçirmektedir ve yedi bedensel yapıya sahiptir. Günümüzde, ortalama bir insanın ancak ilk bedeni yani fiziksel bedeni, sezgisel bedeni ve duygusal bedeni eşleşmeye yatkın oluyor. Fiziksel beden, ergenlik çağında daha aktif hale geliyor Fakat duygular onlu yaşlardan itibaren aktifleşirken, somut mental beden yirmili yaşlarda gelişir. Soyut düşünce, otuzlu yaşlardan sonra oturmaya başlar ve spiritüel yapı, kırklı yaşların sonuna kadar tüm yönleri ile olgunluğa ulaşmış olmaz. Bu nedenle, gelişim derecesi yüksek kişilerin, gelişimlerinin aldığı yön belli olana kadar evlenmeyi geciktirmelerine sık rastlanılmaktadır.

    İnsan ne yazık ki, arzu bedeninin kendine eziyet eden baskısına dayanamayarak sürekli birliktelik kurmakta acele eder ve karşı cinsten ilk uygun kişi ile evlilik kararı alır. Fiziksel planda birleşme, erkek ve kadın arasındaki arzular karşılıklı olarak tutuştuğunda gerçekleşir. Birleşmenin seviyesinin yükselişi, sırası ile ikinci, üçüncü, dördüncü planlar ile devam eder. Beşinci planda, entellektüel duygudaşlık, altıncı planda karşılıklı spiritüel idealler eşleşmeyi belirler. İdeal birliktelik ise, yedinci planda oluşur. Eş ruh birlikteliğinde, ilginç bir durum daha ortaya çıkar: Bazı planlarda eşleşmeler benzerlikler sayesinde kurulur iken, bazılarında zıt olanlar birbirlerine çekilirler. Birinci planda zıtlıklar, ikinci planda benzerlikler, üçüncü planda yine farklılıklar çekim gücünü yaratır.

    Dördüncü planda, benzer zihinler birbirini çeker iken, beşinci planda farklı yaklaşımlar çekimi artırır. Altıncı plan üzerinde eşleşme, tamamen ten rengine dayanır. Benzer spiritüel türde olanlar, kendilerine benzeyen ruhlar ile eşleşirler. Türleri farklı olanlar arasında ise, eşleşme mümkün değildir. Ruhların, farklı yaşamlarda birbirlerini beklemesini sağlayan; birbirini izleyen yaşamlarda buluşarak, bir kez oluştuğunda onları daima bir araya getirecek olan bağ ise ancak beşinci gelişim aşamasından sonra kurulabilir.

    Birbirlerinin ruh eşleri olan insanlar, üst bedenlerinin her biri ile karşılıklı eşleşir ve her eşleşme ile de, sevginin yeni boyutlarını keşfederler. Karşılıklı arzulama anlamında fiziksel birliktelik, uyumu sağlar ve sinir sistemini dengeler. Sevgi, arzular ve amaçları tek bir bütün içinde birleştirir ve iki kişilik birbirine bakar. Ortak bilgi hazinesi nin oluşturulması, benzer kavram ve ilkelere duydukları inanç yaşamlarını aynı kanala yönlendirir. Aynı düzeydeki ruhsal amaç ve idealler, onların birlikteliklerini tamamlar. Bilinç saf ruh düzeyine yükselene dek, iki ruh arasında doğan bu büyük aşk, tüm sınırlamaları aşar ve tüm evreni kurdukları birliğin sınırları içine çeker. O anda fiziksel planda gerçekleşebilecek, en büyük uyarımlardan biri başlar. Bundan böyle, artık yollarına ayrı ayrı devam etmezler.

    Bu kutsal birliktelik, ancak aynı evrim sürecinde olan bireyler arasında yaşanabilir. Bu tür birliktelikler, ölümle bile sona ermez. Eş ruhların karşılaşması, daha önce var olan yükümlülüklerin yerine getirilmesine de gerekçe olarak gösterilebilir. Bu dünyadaki yaşamımız, ruhun evrim sürecindeki yolculuğunda sadece bir aşamadan ibarettir. Bu nedenle, varlığımızın bu kısa gününden, bir ilişkinin onurlu bir şekilde tamamlanması için özveride bulunmak en iyi yoldur. Böylece, gelecek yaşamlar için karma yaratmak olarak nitelenen geçmiş borçlar altına girmekten kurtulabilir ve büyük aşka uyumlu bir biçimde ulaşabiliriz...

    webhattı.com


    Söz gümüşse, sükut altındır.

  2. #2
    ÜYE Mavi Düş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    5.256
    Rep Gücü
    18

    Standart



    İkiz Ruh Nedir?
    Evrende her varlığın bir afinitesi, birleşme temayülünde olduğu bir yarısı vardır. Fakat çoğu zaman onlar aynı enkarnasyonda karşılaşmazlar. Birbirinin tamamlayıcısı olan iki ruh, aynı enkarnasyonda karşılaşmağa hak kazanmışsa işte o zaman bu “yeryüzünde cennet” demektir.

    İkiz ruhlar demek; kelimenin de ifade ettiği gibi, iki benzer arasındaki eşlik demektir. Onlar inkişaf merhalesindedirler ve böylece beraber ilerlerler. İkiz ruhlar, bir zaman beraber bulunduktan sonra biri diğerini kaybeder. Fakat beraber bulundukları süre içinde varlığının kademelerinde birliğe ulaştığında meydana gelen hayrı ve nuru duyarak yaşarlar.

    İkiz ruhun belli süre bir araya gelmesi geçici olarak bulunur. Eğer onlar manevî yakınlığa sahip iseler yani ikiz ruh iseler, ruhları mümkün olan en kuvvetli cazibe ile onları birbirine doğru sevkedecektir. Aslında iki oldukları halde manyetik çekim sebebiyle ruhen ikisi birdir. Kısaca; maddî farklar ve olaylar esas işleyişi etkileyemez. Fizik olayları, spiritüel realitelerle karıştırmamak gerekir. Zira ruha ait olan sürekli kalandır.

    Malih Orgül
    07.10.2007


    Spiritüel bilgilerde ikiz ruh ya da eş ruh, tekâmül ihtiyaçları gereği olarak bazı enkarnasyonlarında birlikte olan iki ruhtan her birine verilen addır. Maddi ortamda aralarında karı-koca, çocuk-ebeveyn, akrabalık ilişkileri olabilir. Onlar mental ve spiritüel titreşimlerinde büyük benzerlik bulunan varlıklardır. Bir sınıflamaya göre ikiz ruhlarda üç neden kendini gösterir: 1) Yakınlık, ortaklık, 2) Sevgisel çekim, 3) Karmik neden. İkiz ruhların üç boyutlu ortamlarda birlikte oluşları bazı dönemlerde olur, sonsuza dek sürmez. Ayrı ayrı yollarına devam ederler. Zaman zaman yolları kesişebilir.

    Kitap bilgilerinin dışında düşünüldüğünde, bütünü teşkil eden ünitelerden bazılarında bir diğer üniteye karşı –bilinen veya bilinmeyen çeşitli nedenlerle- duyulan birlikte olma ihtiyacı ikiz ruh kavramını doğurmuştur. İhtiyacın mahiyeti, bir elmanın iki yarısı gibi, birbirini tamamlama ya da diğeri ile tamamlanmadır diyebiliriz. İkiz ruhlar ender olaylardır, onlara çok sık rastlanmaz. Anlatmak istedikleri, evrende tüm mevcudatın birbiriyle ilişkili olduğu ve hiçbir şeyin tek başına diğerlerinden bağımsız olarak var olamayacağını örneklemek, dikkatleri bu noktaya çekmek olabilir. İkiz ruhlar arasındaki ilişkiler her zaman, zannedildiği gibi iyilik, yakınlık, şefkat ve yumuşaklık şeklinde tezahür etmez. Bazı durumlarda ikiz ruhlar birbirlerine olmadık zulüm ve eziyeti reva görürler. Bu tür bulunuşlar bizim iyi-kötü tarzındaki düalist anlayışımızın ötesinde bir yakınlık ihtiyacının karşılanması veya karmik tezahürler olabilir. Bu da ikiz ruhlar arasında illa bir dünyasal yakınlık olması gerekmediğini gösterir. Birbirlerini tanımadan aynı zamanı ve madde ortamını paylaşan ikiz ruhlar vardır. Planları gerektirdiğinde bir araya gelirler.

    İkiz ruhların madde-ötesi ortamlarda her zaman beraber olduklarını söyleyebilir miyiz? Titreşimlerinin birbirini tuttuğunu varsaysak bile, onların birlikteliğini önleyen başka nedenler bulunabilir. Bilgisizliğimiz yüzünden biz ruhlar âlemini tek bir katmandan ibaret sanma eğilimindeyiz. Oysa bizim için meçhul olan o tarafta, düşüncelerimizle ulaşamayacağımız nice sonsuz katlar ve katlar arası hiyerarşik ilişkiler bulunabilir. Beden gibi bir maddi araca bağlı olmamak dahi orada istediğimizce hareket etmemize yetmeyebilir. Böyle olduğunu düşünmek için sebepler vardır; süptil ortamların kurallarının kaba ortamlardan daha çok ve incelikli olduklarını biliyoruz.

    Ruhlar arasındaki ikizlik durumunun ne zamana kadar devam ettiği, nasıl sonuçlandığı hakkında bilgimiz yoktur. Bu durum tekâmül gereksinimlerine göre değişik ve farklı şekillerde bulunabilir. Netice olarak ikiz ruhları, varoluşun hiçbir zaman son bulmayan ebedî arayış sürecini canlandıran bir fenomen olarak kabul edebiliriz.

    Osman Türkmenler
    08.10.2007


    Ruh dediğimiz enerji bir bütünlüktür. İlk var oluşta madde bütünlüğü ile birlikte var olmuştur. Bizler varlık olarak bu bütünlük içindeki bize ait ruhsal bütünlüklerimize gümüş kordonlarımızla bağlanmaktayız. Emanet olarak aldığımız bedenlerimizin canlılığı ve yaşamlarımızın devamı ancak ruhsal enerjimizle mümkün olmaktadır.

    Asıl biz olan öz enerjimiz, öz benliğimiz veya yüksek benliğimiz kapsam olarak anlayış ve düşüncelerimizin çok ötesinde bir güç ve kapasiteye sahiptir. O öylesine bir güçtür ki yaşamda birçok bedeni ruhsal enerjisi ile birlikte canlı tutarken, aynı zamanda geçmiş yaşamlarındaki sorumluluk ve görevlerini de takip etmektedir. Onun yolu insandan hakiki insana doğru bütünleşme ve birleşme yoludur.

    Mikrodan makroya tekâmül halinde olan öz benlik, gurup ruhlarının etki ve idaresinde ki safhadan, insan bilinci safhasına geçiş yaparken kendi ruhsal bütünlüğüne sahip çıkar. Ancak insan olarak henüz bir bütün halinde değildir. İnsanlık safhasından hakiki insan safhasına, yani enkarnasyonların artık son bulduğu ve başka bir esasın başladığı safhaya geçtiğinde gerçek bütünlüğünü oluşturur…

    Orhan Yarat
    08.10.2007


    İnsanlar çift yaratılmıştır diye bir söz vardır hepimiz biliriz. Beşeri hayatta genellikle tipini benzettiğimiz kişiler için kullanırız bu sözü. Aslında yaradılışta bütün ruhlar çift yaratılmıştır. İkiz ruhumuz bizim diğer yarımızdır ve sonsuza dek bizimle birlikte olacaktır. Ruhsal yaşantımızda son zamanlarda yanlış yorumlanan bir eşruh olayı gündeme gelmiştir. Eşruhumu buldum diye konuşmalar yapan pek çok insan bulunmaktadır. Eşruh ve ikiz ruh ise birbirine karıştırılmaktadır.

    Yapılan diğer bir yanlış da eşruhumuzu kadın isek erkek, erkek isek kadın olduğunu düşünmemizdir. Oysaki ikiz ruhumuz bizimle aynı cinsiyette de olabilir. Yaratılırken ikiz olan bu ruhlar, beşeri hayatta karşılaşabilirde, karşılaşmayabilirde. Belki de aynı gezegende bile yaşamıyor olabilirler ama her daim birbirlerine müthiş bir çekim gücü ile bağlıdırlar. Hissettikleri pozitif ya da negatif aynı olabilir ve bir şekilde mutlaka birbirlerinin çekim alanında yer alırlar. Bu etkilenme için ille de yan yana ve bir arada olunması gerekmemektedir.

    Bir başka bilgi de ise ikiz ruhların sadece en son enkarnelerinde karşılaşacakları belirtilmektedir. Peki, tam bu esnada aklımıza başka bir soruda gelebilir; ikiz ruhumuzla karşılaştığımızda onu tanıyabilecek miyiz? Temennimiz bunu anlayabilecek şuur seviyesine ulaşmamızdır. Pozitif duygular içerisinde, bizi kirleten düşüncelerden uzak durarak, birlik yolunda olarak belki bu seviyeye bir adım daha yaklaşabiliriz.

    Zeynep Ebru Güçnar
    08.10.2007


    İkizlik tamamlayan bir unsurdur. (Eksik tamamlamak, birbirini tamamlamak gibi) Burada her iki ruhun da eksik taraflarını birbirinde görmesiyle başlar ikiz ruh anlayışı. Aslında herkes herkesin ruh ikizidir. Ruh ikizliği; eksik tarafımızın, karşılık gördüğü yerden, birleştirebilinmesi olarak ortaya çıkar, ikinin bir edilmesi gibi. Bu neticeyle her iki ruh da kendindekini tamamlamış, alması gerekeni almış olur. Bu iki ruh ilk karşılaştığında, egomuz, her zamanki gibi tepki verir, fakat alması gerekeni aldığı için düşünmeye de başlar. İlk önce vermiş olduğu tepki durulur, daha sonra da egosu yavaş yavaş durularak manevi bir alışa geçer. Karşısındakini bir yardımcı, kendini tamamlayan biri olarak görmeye başlar.
    Hemen akla “Acaba dünyamızda doğan ikizler de ruh ikizi ya da üçüzü, beşizi olarak mı doğuyorlar?” sorusu geliyor. Belki de planları gereği bir araya gelip, birlikteliklerindeki paylaşımı yaşamak için ikiz doğuyorlardır. Durumlarının da farkına varırlarsa bu geçerlilik kazanıyordur. Buradan şöyle de bir sonuç da çıkıyor; belki kardeşimiz, etrafımızdaki insanlar, kısacası fark edebildiğimiz herkes ruhumuzun ikizi olabilir. Biz görebildiğimiz, farkına varıp almamız gerekenler olduğunu anladığımız durumda, karşımızdakinin bir ruh ikizimiz olmasına izin veririz. Bu devreden sonra da ikinin bir edilmesi hali ortaya çıkarak, birbirimizin eksik yanlarını tamamlayan, bütünleştiren bir ekip oluştururuz. İkiz ruh; bizim eksik yanımızı tamamlayan herkes, düşünüp düşünemediğimiz her şey olabilir.

    Tarık Öztürk
    11.10.2007



    İkiz ruh konusu, gerçek hizmet idrakine varan kişilerin ruhsal bütünlüğünü sağlayan bir geçittir. Esasında ruhsal kazanç seviyesinin belli tekâmül devrelerindeki geçişlerinin sağlanmasında bir ilahî armağandır. Ayrıca dünyadaki idrakin dışında bulunabilecek yüksek ve bilemeyeceğimiz yönleri vardır.
    İkiz ruh anlamı, aynı hizmeti tamamlama yolundaki birleşik realitenin, dünyada fonksiyonel kılınması ve ruhsal enerjinin korunmasına ait bir rabıta anlamıdır. Gizli ilimlerde, yüce sevginin arz’da buluşması tanımı ayrıca yorumlanabilecek hassas bir anlamdır. Hiçbir şekilde dünyevî yorumla düşünülmemelidir. Tabir, konularımıza anlaşılabildiği üzerinden girmiş bulunduğundan, içsel güç veya kabulde bizi zorlamaktadır.

    İlham Ülgor
    11.10.2007

    ruhsalboyut.com
    Konu Mavi Düş tarafından (11.08.10 Saat 13:03 ) değiştirilmiştir.
    Söz gümüşse, sükut altındır.

Anahtar kelimeler

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt veremezsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •