Sosyal Fobi Nedir?
1 den 2´e kadar. Toplam 2 mesaj bulundu

Sosyal Fobi Nedir?

Sağlık Kategorisinde ve Ruh Sağlığı (psikoloji) Forumunda Bulunan Sosyal Fobi Nedir? Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Sosyal Fobi (SF), utanç verici bir duruma düşmekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, olumsuz ...

  1. #1
    ADMİN YukseLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nerden
    Turkey
    Mesajlar
    3.616
    Blog Mesajları
    5
    Rep Gücü
    1000

    Standart Sosyal Fobi Nedir?



    Sosyal Fobi (SF), utanç verici bir duruma düşmekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, olumsuz olarak değerlendirilmekten duyulan korku.SF anksiyete bozukluklarından biridir ve sosyal anksiyete bozukluğu olarak da isimlendirilir. Yunanca kökenli bir kelime olan fobinin bire bir çevirisi korkudur. Fobi kavramı psikolojide irrasyonel (gerçekçi olmayan, akıl dışı) ve aşırı korkular için kullanılır.

    Sosyal fobi iki farklı şekilde görülür:
    Genel: Korkular hemen her durum için geçerlidir.
    Özel: Yalnızca özel bazı durumlar için geçerlidir. (Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek vs gibi.)

    SFyi basitçe utangaçlık veya aşırı utangaçlık olarak tanımlamak doğru olmaz. SF utangaçlığın ötesinde utanma korkusudur ve bundan fazlasını da kapsar. Başkalarının beklentilerine fazla önem verme, kendi isteklerini açıkça ortaya koyamama, hayır diyememe, aşırı düzeyde kendinin farkında olma, kendini fazla eleştirme, hataları gözünde büyütme, incelendiği düşüncesiyle kalabalık ortamlarda göz önünde bulunmaktan rahatsızlık duyma gibi eğilimler SFlilerin belirgin nitelikleri olarak sayılabilir. SFnin temelinde onaylanmama korkusu vardır ve "Başkaları ne der?" sorusu arttıkça SFye yatkınlık da artar.


    Sosyal Fobi Kimlerde Görülür?
    Sosyal fobi genellikle ergenlik yıllarında başlayan ve tedavi edilmezse müzmin seyreden bir bozukluktur. 25 yaşından sonra başlayan sosyal fobi vakası nadirdir. Ancak sosyal fobikler ekseriya rahatsızlık başladıktan 15-20 yıl sonra doktora giderler. Çünkü sosyal fobinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmezler ve bozukluğu kişiliklerinin bir parçası olarak görürler.
    Kadınlarda da erkeklerde de görülebilir. Kadınlarda 1.5-2 kat daha sık olmakla birlikte sosyal fobi yüzünden doktora başvuranlar daha çok erkeklerdir.
    Sosyal fobisi olanlarda evli olmama oranı, genel topluma göre yüksektir.
    Sosyal fobinin başlama yaşının erken olması ciddi sorunlar doğurur. Okul başarısı etkilenir. Bazıları okulu bırakmak zorunda kalır. Yine bir çok psikiyatrik rahatsızlığın ortaya çıkmasına da yol açabilir. Bunların içinde en önemlisi depresyon, alkol bağımlılığı ve ilaç bağımlılığıdır.
    Özellikle batılı ülkelerde yapılan çalışmalarda sosyal fobide alkol kullanımı normal toplum bireylerine oranla 2,5 kat daha yüksek bulunmuştur. Bu da alkolün superegoyu baskılaması daha rahat davranmayı sağlaması ile açıklanabilir ki bu durumda zamanla alkol bağımlılığı riskini artırmaktadır. Alkolikler arasında yapılan bir çalışmada sosyal fobi görülme sıklığının normale oranla 9 kat fazla olduğu tespit edilmiştir.
    İntihar düşünceleri ve girişimleri sosyal fobide yaşanan sıkıntıya bağlı olarak sık görülmekle birlikte sosyal fobiye başka psikiyatrik rahatsızlıklar ilave olduğunda daha da artmaktadır. Dolayısıyla sosyal fobi bir an önce tanınmalı ve tedavi edilmelidir. Sosyal fobisi olanlar genel nüfusa oranla şu farkları gösterirler.

    Sosyal Fobi'nin Belirtileri

    Fizyolojik Belirtiler (Bedeninizde ortaya çıkan değişiklikler):
    • Yüz kızarması
    • Terleme
    • Ağız kuruması
    • Kalp çarpıntısı
    • Nefes kesilmesi
    • Nefes darlığı
    • Titreme
    Zihinsel Belirtiler(Sosyal ortamlarda nasıl olmanız gerektiği ve kendiniz ile ilgili düşünceleriniz):
    • Güçsüzüm.
    • Yetersizim.
    • Çirkinim.
    • Beğenilmiyorum.
    • Sevilmeye layık değilim.
    • Mükemmel olmalıyım.
    • Asla hata yapmamalıyım.
    • Kaygılı olduğumu belli etmemeliyim.
    • Çok rahat davranmalıyım.
    • Kusursuz görünmeliyim.
    • Kimseyi gücendirmemeliyim.
    • Herkesin beğenisini kazanmalıyım.
    Davranışsal Belirtiler (Kaçınma yöntemleriniz):
    • Korkulan ortama girmeme
    • Korkulan ortamı terk etme
    • Göz temasından kaçınma
    • İlgisiz şeyler düşünme
    • Hayallere dalma
    • Konuyu değiştirme
    • Alkol kullanma vs.

    SF'nin Yaygın Olarak Ortaya Çıktığı Durumlar

    SFliyi korkutan çok farklı ortamlar bulunabilir. Bunların ortak özelliği diğer insanlarla -en azından aynı ortamın paylaşılmasıyla- bir ilişki içinde olunmasıdır. SFliler genellikle yalnızken rahattırlar. Bu rahatlığın bozulması -genelleşmiş bir SFnin göstergesi olarak- insanın bulunduğu her ortamda gerçekleşebileceği gibi, SF belli durumlara ya da konulara özgü de olabilir.
    İşte birkaç örnek:
    • Cinsellik
    • Sınava girme
    • Tartışmaya girişme
    • Genel tuvaletlere gitme
    • Alışverişte pazarlık etme
    • Karşı cinsle iletişim kurma
    • Topluluk önünde konuşma
    • Genel yerlerde yemek yeme
    • Statüsü yüksek biriyle konuşma
    • Başkalarının önünde soyunup giyinme...

    İlaçla Tedavisi

    - Sosyal fobi iyi tanımlanmış bir durumdur ve tedaviye iyi yanıt verir.
    - Fobik kaçınma sosyal ortamlarda duyulan anksiyeteden (sıkıntı) kaynaklanır. İlaçla kişinin sosyal ortamlardan duyduğu sıkıntı azalır.
    - Genel sosyal fobide ilaç uygulamaları ile başkaları tarafından reddedilme yada eleştiriye maruz bırakılmaya duyulan aşırı hassasiyet azalır.
    - İlaç tedavisi bağımlılığa yol açmaz. (Doktor kontrolünde olduğu müddetçe.)
    İlaç tedavisinde genellikle depresyonda da kullanılan antidepressanlar kullanılır. En az 6 aylık tedavi önerilir. Ancak bu devrede ilaç kesildiğinde kendiliğinden nüksler görülebilir.Daha uzun süreli kullanım önerilir. Hastaların en sık yaptığı yanlış: sıkıntılar hafiflediğinde ilaç kullanımını aksatmalarıdır. Bu yüzden hastalık belirtileri tekrar ortaya çıktığı için hastalık müzmin (kornik) bir hal almaktadır ve kişinin tedavi olamayacağı gibi yanlış bir kanıya saplamasına neden olmaktadır.

    Psikolojik Tedavi

    Sosyal fobide psikoterapi uygulamanın gerekçesi hastaların negatif yoldaki inançları ile (sosyal ortamlarda başarısızlığın kaçınılmaz olduğu gibi ) yüzleşmelerini sağlamaktır. Sosyal fobinin temelinde bu tür inanların yer aldığı düşünülmektedir.
    Hipnozda sosyal fobide psikoterapiye yardımcı bir araç olarak kullanılmaktadır. Hastanın sosyal ortamlara uyumu için ve sıkıntı duygusunu yenmesi için oldukça yararlı bir yöntemdir.
    Özet olarak, Sosyal fobi erken başlangıçlı kronik gizli bir hastalıktır.
    Tedaviye iyi yanıt verir. İyi tedavi hastanı durumuyla baş etmek için zararlı stratejiler geliştirmesini ve depresyon ve alkolizm gibi ek rahatsızlıkların ortaya çıkmasını engeller.
    İlaç tedavisi belli bir süre devam etmesi gerekir. İlk ay belirgin bir yanıtın alınamayabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.Tek başına yada ilaçla birlikte yapılan psikoterapi sosyal fobide oldukça faydalı neticeler verir.
    kaynak:donusumkonagi.net



  2. #2
    EDİTÖR DERYA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    2.901
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    0

    Standart Sosyal Fobi



    İnsanlar farklı farklıdır. Kimi insan bir topluma girdiğinde, kendisini hemen kabul ettirir, grubun konuşmalarına katılır, grupla birlikte güler ve güldürür. Onlarla konuşmaktan, kendisini ifade etmekten, espri yapmaktan kaçınmaz. Kimi insan ise bunun aksine yeni bir gruba girmekten çekinir, özellikle de grubun içinde karşı cinsten insanlar varsa.
    Utangaçlık çoğu zaman bir problem halinde algılanmayabilir. Ancak bu kişiler, sosyal ortamlardaki sıkıntıları nedeniyle bu ortamdan kaçmaya başlayabilirler ki bu durum "sosyal fobi " nin oluşmasına zemin hazırlar.

    Sosyal fobi psikiyatride tedavi gerektiren önemli sorunlardan biridir. Yarattığı anksiyete (sıkıntı) nedeniyle birçok psikolojik rahatsızlığa yol açabilir. (Depresyon, panik atak, agorafobi, alkol ve uyuşturucuya yönelim ve hatta intihar.)

    Genel nüfus içinde % 4 ile % 6 arasında değişik derecelerde "sosyal fobi " ye rastlanmaktadır. Ancak hastalığın ortaya çıkmasında ve tanınmasında kültürel farklılıklar, toplumsal değerler ve tedavi beklentilerindeki farklılıklar ile açıklanabilir. Örneğin doğu toplumlarında sosyal fobiye sık rastlanmakta ancak tedavi edilebilir bir bozukluktan çok kişilik özelliği olarak ele alınmaktadır. Japonya' da aşırı utangaç birinin "Shinka Shitsu" kişilik yapısında olduğu söylenir. Bu şekilde tanımlanan pekçok kişi aslında sosyal fobik olabilir. Türk toplumunda ve doğu toplumlarında bu belirtileri birçok insanda görebiliriz. Çünkü doğu toplumları insanın bireyselleşmesine tepki gösterir. İnsanların hep biz demesini, toplumun isteklerini kendi çıkarlarının her zaman üstünde tutması gerektiğini vurgular. Kişilerin bağımsızlık ve bireysellik duyguları bastırılarak kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu da kişilerin utandırılarak büyümelerine, girişimcilik duygusunun elinden alınmasına, pasif ve utangaç insanlar haline gelmelerine neden olur.

    Sosyal fobikler yeni bir ortama girmekte ve o ortama ayak uydurmakta zorlanırlar . Sosyal ilişkiler geliştirme konusunda başarılı değildirler. Çünkü temelde bir güven eksikliği içindedirler. Kendilerini birçok konuda yetersiz hisseden bu kişilerin kendi akranlarıyla kıyaslama yapıldığında, kendisini sürekli suçlayan, eleştiren ve değersizlik duyguları yaşayan insanlar oldukları görülür. Başkalarıyla konuşmak, rekabet etmek veya tartışmak istemezler. Bunun sebebi ise herkesin kendisini yenebileceği korkusudur. Kendi haklarına saldırıda bulunulsa dahi seslerini çıkarmazlar. Sosyal fobik insanların içlerinde sanki dış dünyadan herkesin kendisini izlediği ve değerlendirdiği inanışı hakimdir. Bunun için topluluk önünde konuşmaları gerektiğinde, yeni insanlarla tanıştırıldıklarında, bir işle uğraşırken başkaları tarafından seyredildiklerinde tedirgin olurlar.

    Sosyal fobinin temeli çocukluk yıllarında atılmaktadır ve toplum içinde de geliştirilmektedir. Çocukluk döneminin 1-3 yaşları arası "özerklik evresi " olarak bilinir. Bu evre çocuğun anne bağımlılığından uzaklaşıp kendi ayakları üzerinde durabildiğinde başlar. Bu dönemde çocuklar bağımsızlık gereksinimi duyarlar ve bu ihtiyacın karşılanabilmesi için de bağımsız olmak isterler. Eğer bu dönemde sürekli cezalandırılır, aşırı korunur ya da anneye bağımlı biçimde yetiştirilirse çocuk bu baskı sonucu oluşan ezikliğin kızgınlığını ve utancını yaşamaya başlar. Utanç duygusu kişiye yerleştikten sonra artık yaptığı seçimlerin doğruluğu konusunda suçluluğa kapılır ve haklarını savunamaz. Utangaç çocuklardaki suçluluk duygusu, çocuğun hareketlerini kısıtlar. Çevresinde huzursuzluk doğuracağı ve cezalandırılacağı endişesiyle sadece kendisine verilenlerle yetinir. Yeni bir işe girişmekte ve başlamakta zorluk çeker. Yeteneklerini geliştirmekten, hakkı olan şeyleri istemekten kaçınır. Böyle bir çocukluk yaşayan kişinin girişimcilik ya da bağımsızlık duygusunun geliştiği söylenemez. Bu koşullarda büyüyen çocuklar büyük ihtimalle pasif, çekingen ve utangaç yetişkinler olurlar.

    Sosyal fobinin tedavisinde bilişsel-davranışsal psikoterapilerden yararlanılır. Ayrıca tedavinin ilaçla desteklenmesi etkiyi arttırır.
    Yokluğu birşey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.

Benzer Konular

  1. Sosyal Karşılaştırma Teorisi
    DERYA Tarafından Ruh Sağlığı (psikoloji) Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 20.02.11, 01:59
  2. Sosyal Hizmetler Rehabilitasyon Merkezleri
    Mavi Düş Tarafından Hastane Rehberi Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 23.10.10, 12:35
  3. Sosyal Hizmetler Müdürlükleri
    Mavi Düş Tarafından Altın Rehber Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 22.10.10, 14:50
  4. LYS-4 Sosyal Bilimler Sınavı
    YukseLL Tarafından Sınavlar Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 03.08.10, 16:34
  5. Taflan Nedir? Faydaları Nedir?
    Mavi Düş Tarafından Alternatif Tıp Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 24.05.10, 21:16

Anahtar kelimeler

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt veremezsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •